Subrace türkçesi Subrace nedir

Subrace ingilizcede ne demek, Subrace nerede nasıl kullanılır?

Subraces : Alt ırk.

Subrarenal gland : Böbrek üstü bezi. Omurgalı hayvanlarda böbrek üstünde bulunan, kan basıncına ve sempatik sinir sistemine etki yapan hormonları salgılayan, dış kısmı adrenal korteksi, iç kısmı adrenal medullayı oluşturan bir çift iç salgı bezi. adrenal bez, surrenal bez, suprarenal bez.

Subregion : Altbölge. Yöre.

Subregions : Altbölge.

Subring : Alt halka. Altdolam. Althalka.

Subrogate : Yerine geçmek. Yerini almak. Yerine geçirmek.

Subroutine : Altprogram altyordam. Altprogram. Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. işlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Altyordam. Alt rutin. Alt yordam.

Subrogation of rights : Halefiyet hakkı.

Subroutines : Alt yordamlar. Altprogramlar.

 

Subrogation : Halefiyet. Sigortalının haklarını sigorta şirketine devretmesi. Hukukun devri. Yerini alma. Halefıyet. Halefiyet devri. Borçlu iken alacaklı durumuna geçme. Hakların devri.

İngilizce Subrace Türkçe anlamı, Subrace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subrace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Celestial sphere : Gökküresi. Göksel küre. Gök kubbe. Gök küre. Gökkubbe. Gök kubbesi.

Outside : Dıştan. Dışarısı. Dışına. Dış taraf. Dış kısım. Dış görünüş. Açık havada olan. Den başka. En fazla miktar. Dışarı.

Wave front : Dalga yüzü. Hareket etiği yöne doğru dikey olan dalga. Dalga sınırı. Dalga cephesi. Dalganın, yayıldığı ortam içinde, aynı evrede salınan parçacıkların uşturdukları yüzey.

Superficies : Dış görünüş. Süperfisi. Yüzey. Satıh. Üst hakkı.

Level : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Düzey. Ufki bir yüzey sağlamak. Düzgünleştirmek. Namuslu. Düz. Akılcı. Yıkmak.

Hard palate : Sert damak. Sertdamak. Ağız tavanını oluşturan damağın ön kemik kısmı. Ön damak. Damak. Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın k, g, n gibi ince sıradan ünsüzlerin boğumlanmasında görev alan ön tarafı. karşıtı art damak'tır.

Silver screen : Sinema perdesi. Sinema. Film.

Roof of the mouth : Damak.

Palate : Damak zevki. Damaklı. Damak. Tat alma. Ağız tabanı. Ağız tadı. Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı. böceklerde farinksin tavanı. palat. Tat alma duyusu. Zevk.

 

Substratum : Doğada tabanda bulunan çakıl. Altkatman (dil). Mercan ve kum gibi maddelerin farklı katmanları. Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat. Öz. Altkatman. Alt katman temel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alttemel. Temel.

Subrace synonyms : spandril, gameboard, horizontal surface, mobius strip, mitre, spandrel, klein bottle, substrate, bound, interface, bed, miter, subraces, ground, side, bounds, welkin, wavefront, projection screen, face, board, heavens, firmament, inside, photosphere, artifact, interior, screen, sphere, empyrean, vault of heaven, end, tread.

Subrace zıt anlamlı kelimeler, Subrace kelime anlamı

Inside : İç taraf. Mide. İçeriye. İçine. Kodeste. İç (taraf). İçerisine. İç taraftaki. İçte.

Outside : Dış taraf. En fazla miktar. Dışına. Dışarı. Dış kısım. Dış (taraf). Ötesine. Den başka. Dış görünüş. Dışında.

Subrace antonyms : natural object.