Subtitles türkçesi Subtitles nedir

  • Alt başlıklar.
  • Altyazı.
  • İkinci başlık.

Subtitles ile ilgili cümleler

English: You can watch movies with English subtitles using this link.
Turkish: Bu bağlantıyı tıklayarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsin.

English: Ali watched a Japanese movie with French subtitles.
Turkish: Ali Fransızca alt yazılı bir Japon filmi izledi.

English: I need subtitles.
Turkish: Alt yazılara ihtiyacım var.

English: Ali likes to read English subtitles while watching movies in English.
Turkish: Ali İngilizce filmler izlerken İngilizce altyazıları okumayı sever.

English: We watched Ukrainian movies with subtitles in Esperanto.
Turkish: Esperanto altyazılı Ukraynaca filmler seyrettik.

Subtitles ingilizcede ne demek, Subtitles nerede nasıl kullanılır?

With subtitles : Altyazılı. Ekranın alt bölümünde çeviri metinleri olan bir şekilde.

Subtitle area for autolayouts : Otomatik düzen altbaşlık alanı.

Subtitle button : Altyazı düğmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı almaçlarda, altyazılı filmlerin yazılarının rahat okunabilmesini sağlayan ayar düğmesi.

Subtitle machine : Altyazı basma aygıtı. Alt yazılayıcı.

Subtitle : Altyazı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İkincil başlık. Arayazı. İkinci başlık. Altyazı yazmak. Altyazı geçmek. Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Alt başlık. Altbaşlık.

 

Subtility : Anlaşılmazlık. İncelik. Kurnazlık. Kılı kırk yarma. Zekilik. Ustalık.

Subtilization : İnceltme. İncelik verme. İnceliklere dikkat etme. Seyreltme.

Subtilize : İnce farklara dikkat etmek. İncelmek. Seyreltmek. İnceltmek.

Subtilisine : Bakteriyel bir proteaz. Subtilisin.

Subtile : Usta. Kolay farkedilmez. Narin. Hoş. Keskin. Zeki. Yaygın. İnce. Tatlı. Ustaca yapılmış.

İngilizce Subtitles Türkçe anlamı, Subtitles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subtitles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subtitle : Altyazı geçmek. İkincil başlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Alt konu başlığı. Altyazı yazmak. Altbaşlık. Arayazı.

Title : Bir yapıtın adı. 2 -epik tiyatro'da oynanan tablonun konusunu ya da yorumunu sahnedeki bir gergiye yansıtılmasıyla ortaya çıkan yazı. Ünvan. Ana başlık. Ad. İstihkak. Belge. Titr. Marka. İsim. Yazı.

Supply : Tedarik etmek. Sağlamak. Temin etmek. Mevcut. Temin. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Arz. Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Sunum. Besleme.

 

Caption : Başlık. Altyazı koymak. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. Manşet başlık. Fotoğraf altı yazısı. Tutuklama. Ünvan. Yazı. Manşet atmak.

Subbings : Üye aidatı. Yerine geçmek. İçine. Yardımcı. Denizaltı. Yerini doldurmak. İçinde. Altına. Altında.

Subbed : Altına. Yerine geçmek. İçine. Denizaltı. İçinde. Üye aidatı. Yerini doldurmak. Yardımcı. Altında.

Strip title : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı.

Sub : Yerini doldurmak. Denizaltı. Üye aidatı. Aşağı yukarı. Bazik. Yerine geçmek. Ast. Altında. Altına.

Captions : Manşet. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutuklama. Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Başlık. Başlıklar.

Render : Sunmak. Kılmak. Eritmek (yağ). Çevirmek. İlk kat sıva sürmek. Yorumlamak. Geri vermek. Vermek. Eritip saf bir hale getirmek (yağı). -leştirmek.

Subtitles synonyms : provide, subbing, furnish.