Succoring türkçesi Succoring nedir

  • Yardımına gelmek.
  • Yardım.
  • Yardıma gelmek.
  • İmdat.
  • Yardımına koşmak.
  • İmdada yetişmek.
  • İmdadına yetişmek.
  • Yardıma koşmak.
  • Yardım etmek.
  • İmdat etmek.

Succoring ingilizcede ne demek, Succoring nerede nasıl kullanılır?

Succories : Güneğik. Yabani hindiba. Acı marul. Hindiba.

Succor : Yardım. İmdat. Bkz.succour. Yardıma koşmak. İmdada yetişmek. Yardım etmek. Yardımına gelmek. Yardımına koşmak. İmdadına yetişmek. İmdat etmek.

Succored : İmdada yetişmek. Yardıma koşmak. Yardım etmek. İmdat etmek. Yardımına koşmak. İmdat. Yardım. Yardıma gelmek. Yardımına gelmek. İmdadına yetişmek.

Succors : Yardım. İmdat etmek. Yardımına koşmak. İmdada yetişmek. İmdat. Yardıma gelmek. Yardıma koşmak. Yardım etmek. İmdadına yetişmek. Yardımına gelmek.

Succory : Güneğik. Yabani hindiba. Hindiba. Acı marul.

Succoth : Yahudiler'in ıssız çölde barakalarda yaşadığı kırk yılı anmak için yapılan festival (yahudilik). 8-9 günlük hasat bayramı.

Succours : Yardıma koşmak. Yardımına gelmek. İmdat. İmdat etmek. Yardımına koşmak. Yardıma gelmek. İmdada yetişmek. İmdadına yetişmek. Yardım. Yardım etmek.

Succoured : Yardım. Yardıma koşmak. İmdada yetişmek. Yardımına gelmek. Yardımına koşmak. İmdadına yetişmek. Yardıma gelmek. İmdat. Yardım etmek. İmdat etmek.

 

In the intermediate days of succoth : Succot bayramının ilk günü ile son günü arasındaki günlerde. Succot bayramının orta günlerinde.

Succotash : Birlikte haşlanmış fasulye ve mısır taneleri.

İngilizce Succoring Türkçe anlamı, Succoring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aid : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. İnfak. Alet. Destek. Yardımcı. Yardim etmek. Yardımcı olmak. İane.

Rescue : Kurtulma. Hacizden kurtarmak. Muaf tutmak. Kurtarmak. Kurtuluş. Zorla geri almak. Mahpusu düşmandan kurtarmak. Kurtarma. Tahlisiye. Kurtarılma.

Aiding : Suça yataklık etmek. Yardımcı olmak.

Auspices : Gözetim. Himaye. Üstlenici. Nezaret. Koruma. Bir araştırmanın gerçekleşmesine ön ayak olan ve sorumluluğunu üstlenen kişi ya da kurum. İyilik. Destek.

Rallied : Kafa bulmak. Harekete geçirmek. Canlandırmak. Toplama. Toparlanmak. Toplamak. Toplanma. Toplanmak. Ralli. Yeniden ihya etmek.

Succor : Bkz.succour.

Rescues : Mahpusu düşmandan kurtarmak. Muaf tutmak. Hacizden kurtarmak. Kurtarılma. Zorla geri almak. Kurtarmak. Tahlisiye.

Benefaction : Bağış. Sadaka. İyilik. Hayır işine bağışlanan para. Hayır işine para bağışlama. Hayır. Nimet. İhsan.

 

Assistance : Muavenet. Destek. Müzaheret. Kurtarma.

Evaluation : Kıymet takdiri. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Ölçüm. Oranlama. Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Değerleme. Paha biçme. Değer biçme. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme.

Succoring synonyms : bear out, stand in the breach, rescuing, assist, a good turn, succors, bear somebody out, come to the aid of, bear a hand, come to the rescue, be of use, sos, backup, help, soss, abets, befriended, assist at, benevolence, succours, befriend, backups, helps, succouring, helped, rallies, marking, benefactions, boost, abet, assists, answer wizard, assisting.