Succulent fruit türkçesi Succulent fruit nedir

  • Etli meyve.
  • Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Succulent fruit ingilizcede ne demek, Succulent fruit nerede nasıl kullanılır?

Succulent : Kart olmayan (et). Lezzetli. Sulu. Dolgun. (meyve vb) sulu. Özlü. Taze ve sulu (meyve vb). Dinç. Sukulent. Etli.

Fruit : Döl. Meyve vermek. Meyve. Tohum kapsülü. Sirkesineği. Nonoş. Sonuç. Kar. İbne (argo sözcük). Mahsul.

Succulently : Dolgun bir şekilde. Dinç bir şekilde. Lezzetli bir şekilde. Özlü bir şekilde.

Succulents : Dolgun. Sukulent. Özlü. (meyve vb) sulu. Lezzetli. Etli. Dinç. Taze ve sulu (meyve vb). Sulu. Kart olmayan (et).

Aggregate fruit : Çok pistilli ve apokarp ovaryumlu bir çiçekten meydana gelen meyve. bu tip meyvelerde her pistil ayrı bir meyve meydana getirir ve bu meyveler bir topluluk oluştururlar. örnek: çilek, böğürtlen. Agregat meyve.

Bear fruit : Başarılı sonuca ulaşmak. Meyva vermek. Meyve vermek. Olumlu sonuçlar vermek. Sonuç vermek. Fayda vermek. Meyvesini vermek. İyi etkisi olmak. Yemiş vermek. Ürün vermek.

İngilizce Succulent fruit Türkçe anlamı, Succulent fruit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succulent fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza.

Succulent fruit synonyms : fleshy fruit, aardvarks, a cell, a chromosome, a protein, abambulacral area, abacus bodies, abo blood groups system.