Sufrage türkçesi Sufrage nedir

  • Oy verme hakkı.

Sufrage ingilizcede ne demek, Sufrage nerede nasıl kullanılır?

Sufragan : Yardımcı.

Right of usufruct : Kullanma hakkı. İntifa hakkı. Yararlanma hakkı.

Usufruct : Kullanım hakkı. Bir taşınmazın, özellikle bir toprak parçasının, iyeliğini kazanmaksızın, onu belli sürelerle ya da süresiz olarak kullanma yetkisi. Faydalanma. Yararlanma hakkı. İntifa hakkı. Yararlanım hakkı.

Usufructs : Yararlanma hakkı. İntifa hakkı. Kullanım hakkı.

Usufructuary : (hukuk terimi) başka birinin sahipliğinde olan bir varlığı kullanma hakkına sahip olan kimse. Kullanma hakkı olan. İntifa hakkı olan. İntifa hakkı ile ilgili. İntifa. İntifa hakkı sahibi.

Suffeance : Müsamaha. Dayanma.

Suffer a setback : Ufak bir aksaklıkla karşılaşmak. Ufak bir aksaklık yaşamak.

Suffer attrition : Zayiat vermek.

Suffer a loss : Zarara uğramak.

Suffer for : Acısını yaşamak. Cezasını çekmek. Derdini çekmek.

İngilizce Sufrage Türkçe anlamı, Sufrage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sufrage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inflate : Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Lastik şişirmek. Şişmek. Şişirmek. Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Hava basmak. Artırmak. Hava ile şişirmek. Şişirmek (hava ile).

 

Retention : Kendi elinde tutma. Koruma. Hafıza. Akılda tutma. Bir sesin boğumlanması sırasında, hazırlık aşaması ile çözülme aşaması arasında kalan ve boğumlanmayı gerçekleştiren aşama. Muhafaza. Kaybetmeme. Durdurma. Tutma. Retansiyon.

Enfranchisement : Oy hakkı verme. Azatlık. Vatandaşlık hakkı verme. Vatandaşlığa kabul etme. Serbest bırakma. Hak tanıma. Azat. Vatandaşlık haklarının tanınması.

Elective franchise : Seçim hakkı.

Billow : Dalgalar halinde yükselmek. Dalgalanmak. Dalgalandırmak. Dalga dalga kabarmak. Şişirmek (yelkeni). Rüzgarla şişmek. Kabarmak. Büyük dalga. Çok duman çıkarmak. Buram buram çıkmak (duman).

Heave : Güçlükle çıkarmak (inilti). Kaldırmak. Çabalamak. İnip kalkmak (göğüs). Kabarmak. Kusmak. Öğürmek. Çekmek. Yatay atım. İnip kalkmak.

Voting right : Oy hakkı.

Filing : Törpüleme. Eğeleme. Başvuru. Dosyalama.

Right to vote : Oy hakkı. Seçme hakkı. Oy kullanma hakkı.

Keeping : Bakım. Geçimini sağlama. İşletme. Himaye. Uyum. (defter) tutma. Gelecekte kullanmak için ayırma. Koruma. (evrak vb) muhafaza etme. Saklama.

Sufrage synonyms : blow up, enfranchisements, holding.

Sufrage zıt anlamlı kelimeler, Sufrage kelime anlamı

Deflate : Gazını boşaltmak. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Düşürmek. Burnunu sürtmek. Sönmek. Gururunu kırmak. Havasını boşaltmak. Yükselişe müdahele etmek. Boşaltmak (havasını vb). Yükselişe müdahale etmek.

Decrease : Eksilmek. Eksiltmek. İnmek. Eksiltme. Azaltmak. Azalma. İnişe geçmek. Küçülmek. Küçültmek. Düşüş.