Suikast nedir, Suikast ne demek

Suikast; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Suikast" ile ilgili cümle

  • "Bir nefes alayım derken iğrenç bir suikasta uğradım." - S. F. Abasıyanık

Suikast hakkında bilgiler

Suikast, bir veya birden fazla kişiyi amaçlı ve planlı bir şekilde öldürmek anlamına gelmektedir. Öldürülen veya öldürülmek istenen kişi genellikle bir devlet büyüğü veya stratejik önemi olan bir kişidir. TDK'ya göre "gizlice cana kıyma" ve "kötülük etmeye kalkışma" olarak açıklanmaktadır.

Suikast ile ilgili Cümleler

  • İranlı iki fizik profesörü suikaste uğradı.
  • Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.
  • Uzun zaman diliminde herkes öleceği için savaşların ve suikastlerin dünyayı çok fazla değiştirmediğini anlamak zor olmasa gerek.
  • Devlet korumasına rağmen, onu öldüren bir suikast girişiminin kurbanı oldu.
  • Başkana suikast düzenlemeye kalkıştılar.
  • Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
  • Suikastçı Charles Guiteau idi.
  • Ona suikast yapılacağı planından habersizdi.
  • Suikasttan sonra güvenlik önlemleri arttırıldı.
  • Suikast, trajik ve korkunç olarak belirtildi.
 

Suikast tanımı, anlamı:

Cana : "Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Kıyma : Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Çekilmiş et. Kıymak işi.

Kalkışma : İsyan, ayaklanma, kıyam. Kalkışmak işi.

Devlet : Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki. Talih. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Erkek.

Suikastta parmağı olmak : Düzenlenen suikast olayında rol oynamak.

Suikastçı : Suikast yapan kimse.

Suikastçılık : Suikastçı olma durumu.

Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış veya söz.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Plan : Çekim. Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim.

Öldürme : Öldürmek işi.

Amaçlı : Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

Planlı : Belirli bir plana göre yapılan, yürütülen, düzenlenen. Önceden belirlenerek yapılan, ölçülü, hesaplı.

 

Şekil : Biçim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Biçim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Anlatım biçimi.

Diğer dillerde Suikast anlamı nedir?

İngilizce'de Suikast ne demek? : [suikâst] adj. conspiratorial

n. assassination, plot, conspiracy, complot, foul play

Fransızca'da Suikast : attentat [le], complot [le], conjuration [la]

Almanca'da Suikast : n. Attentat

Rusça'da Suikast : n. покушение (N), злонамеренность (F)