Suite türkçesi Suite nedir
- Oda takımı.
- Daire.
- (mobilya) takım.
- Suit oda.
- Devamı (roman).
- Takım.
- Süit.
- Süit (müzik terimi).
- (otel vb) daire.
- Birkaç odalı daire.
- Maiyet.
- Suit.
Suite ile ilgili cümleler
English: I can't think of anyone better suited for the job than Tom.
Turkish: Tom'dan başka herhangi birinin bu işe uyacağını düşünemiyorum.
English: She had the hotel suite to herself.
Turkish: Kendine otel suiti tuttu.
English: Ali and Mary seem to be suited for each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleri için uygun görünüyorlar.
English: I don't think John is suited for the job.
Turkish: John'un iş için uygun olduğunu düşünmüyorum.
English: He is suited for police work.
Turkish: O, polislik için uygundur.
Suite ingilizcede ne demek, Suite nerede nasıl kullanılır?
Suite of rooms : Geçişli odalar.
Application suite : Birlikte çalışmaları için tasarlanmış olan programlar paketi. Uygulamalar paketi. Yazılım paketi.
Atlantic suite : Bütün alkali kayaç topluluğunun, atlantik'te ve çevresinde dağılışı. Atlantik soyu. Atlantik takımı.
Continuity suite : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlence yayın bölümü. İzlence işliği ile sunucu işliğinden oluşan bölüm.
Mediterranean suite : Özellikle, akdeniz alanında bulunan ve bileşiminde çok potas bulunan bir kayaç grubu. Akdeniz takımı. Akdeniz soyu.
The presidential suite : Başkanlık suiti. Bir otelde başkanlık seviyesindeki önemli insanlar için ayrılmış odalar dizisi.
Suited for : -e uygun.
Ill suited : Birbirine yakışmayan. Birbirine uymayan. Uygun olmayan. Yakışmayan. Uyumsuz. Münasip olmayan.
Suites : Suit oda. Takım. Maiyet. Devamı (roman). Suit. Süit (müzik terimi).
Black suited : Siyah takım elbiseli.
İngilizce Suite Türkçe anlamı, Suite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Circle : Kuşatmak. Çevirmek. Çember. Etrafını dolaşmak. Atma döngüsü. Dönmek. Devretmek. Halka. Etrafına daire çizmek.
Administration : Yöneticilik. Bir iş ya da çalışma takımını, bir örgüt ya da kuruluşu amaca uygun olarak yönlendirme. Yönetme. Yerine getirme. İdare. Ettirme. Bakanlar kurulu. Uygulama. Hükümet.
Brigades : Tugay. Ekip.
Bevies : Kuş sürüsü. Kalabalık bir grup. Kız sürüsü. Grup. Zümre. Kızlar grubu.
Board : Tahta döşemek. Meclis. İlan tahtası. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Mukavva. Binmek. Pansiyoner olmak. Gemiye binmek. Sörf. Yiyecek içecek.
Caboodle : Hepsi. Bol. Kalabalık. Cemaat.
Departments : Bölge. Bakanlık. Departman. Bölümler. Bölüm. Şube.
Circuit : Dolaşmak. Çember. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Akım. Etrafında dönmek. Ziyaret. Çevrim. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Ring seferi. Gezici dava vekili.
Trains : Kervan. Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Tren. Sıra. Katar. Dizi. Kafile.
Suite synonyms : musical composition, partita, piece of music, closed disc, servitors, apparatus, following, entourage, apartment, department, subordinates, retinue, train, burtons, bevy, circler, suites, attendants, corteges, cliques, dept, rooms, brigade, escort, burton, closed circular region, retinues, circular region, composition, entourages, circlers, opus, bureaus.
Suite ingilizce tanımı, definition of Suite
Suite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A retinue or company of attendants, as of a distinguished personage. As, the suite of an ambassador. [Bakınız: Suit].

Bu kısımda Suite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.