Sully türkçesi Sully nedir

  • Alnına leke çalmak.
  • Gölge düşürmek.
  • Biabır etmek.
  • Alnına leke sürmek.
  • İowa eyaletinde şehir.
  • Lekelemek.
  • İftira atmak.
  • İftira etmek.
  • Kirletmek.

Sully ingilizcede ne demek, Sully nerede nasıl kullanılır?

Sullying : Kirleten. Pisletme. Kirletme.

Sullage : Cüruf. Kir. Çamaşır makineleri ve lavabolar tarafından oluşturulan atık su. Curuf tortu. Lağım suyu. Gri su. Mil. Pissu. Pislik.

Sullen : İç karartıcı. Can sıkıcı. Huysuz. Abus. Ters. Aksi. Öfke dolu fakat sessiz. Somurtkan. Kasvet. Karanlık (ahava).

Sullenly : Kasvetli bir şekilde. Asık suratlı bir şekilde.

Sullenness : Kasvet. Aksilik. Terslik. Asık suratlılık. Somurtkanlık. Sıkıcılık.

Consullar invoice : Yükleme yerlerinde konsolosluklarca onaylanan yurtdışı mallara ilişkin satımca. Konsolosluk satımcası.

Gilbert and sullivan : Sir arthur sullivan ve sir william gilbert. Gilbert ve sullivan'ın müziği. Gilbert ve sullivan.

Sulcate : Oluklu. Yivli. Oluk.

Annie sullivan : Johanna (anne) mansfield sullivan macy (1866-1936). Helen keller''in öğretmeni.

Sulcoplastie : Sulkoplasti. Trochlea ossis femorisin yüzlek olduğu durumlarda buradan kıkırdak tabakasının kaldırılarak subkondral kemikten bir bölümünün kazınıp uzaklaştırılması ve kaldırılan kıkırdak tabakasının yerine yerleştirilerek oluğun derinleştirilmesi ameliyatı.

 

İngilizce Sully Türkçe anlamı, Sully eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sully ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slander : Karalama. Kötüleme. İftira. -i karalamak. Kara çalmak. Tu kaka etmek. Ağır suç atma. Kara çalma. Bühtan etmek.

Besmirching : Karalamak. Leke sürmek. Pisletmek.

Asperses : Çamur atmak. Serpmek.

Bespattered : Çamur sıçratmak. Çamur atmak. Çamurlamak. Leke sürmek.

Smirches : Leke sürmek. Bulaştırmak. Karalamak. Karadamga.

Backbitten : Arkasından konuşmak. Şikayet edip durmak. Çekiştirmek. Kötülemek. Arkasından dedikodusunu yapmak. Gıybet etmek. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Yermek. Yokken kötülemek.

Calumniate : Karalamak. Çamur atmak. Kara çalmak. Bühtan etmek. Suç atmak.

Call in question : - hakkında endişeleri artırmak. Doğruluğundan şüphe etmek. Şüpheye düşürmek. Soru sormak. Şüphe uyandırmak.

Dishonour : Şerefsizlik. Onursuzluk etmek. Onursuzluk. Kepaze etmek. Rezil etmek. Namusuna leke sürmek. Leke sürmek. Sözünü tutmamak. Şeref ve haysiyetini kırmak.

Sully synonyms : drag through the mud, thomas sully, back bite, aspersed, disgrace, argyles, begrimes, assassinate, begrime, ames, overshadows, arion, bedaubs, befouling, besmirch, bemired, bespattering, bespatter, backbit, begrimed, alta vista, calumniating, alexanders, bastardizes, compromising, bemires, compromise, alden, malign, bemiring, adeling, cast aspersions upon somebody, charge.

Sully ingilizce tanımı, definition of Sully

Sully kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Soil. To stain. Stain. Used literally and figuratively. To become soiled or tarnished. As, to sully a sword. To sully a person`s reputation. To darken. To spot. To dirty. Tarnish. To soil. To tarnish.