Supped türkçesi Supped nedir
- Akşam yemeği yemek.
- Yudum.
- Kaşıkla içmek.
- Yudumlamak.
- Yudum yudum içmek.
Supped ingilizcede ne demek, Supped nerede nasıl kullanılır?
Supper : Son akşam yemeği. Akşam yemeği. Hafif akşam yemeği.
Supper club : Seçkin gece kulübü.
Supper clup : Gece klübü.
Suppers : Akşam yemeği. Hafif akşam yemeği.
Suppertime : Akşam yemeği zamanı. Akşam yemeği vakti. Yemek vakti. Yemek zamanı.
Supplant : Ayağını kaydırıp yerine geçmek. Ayağını kaydırıp yerini kapmak. Ayağını kaydırmak. Gölgede bırakmak. Alt etmek. Yerini almak. Yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin). Yerini kapmak. Yerine geçmek.
Supplanters : El koyan kimse. Zorla alan kimse.
Supplanter : Zorla alan kimse. El koyan kimse.
The supper : Akşam yemeği. Son akşam yemeği.
Supping : Yudum yudum içmek. Yudumlamak. Kaşıkla içmek. Yudum. Akşam yemeği yemek.
İngilizce Supped Türkçe anlamı, Supped eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Articulate : Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Telaffuz etmek. Açık seçik. Açık seçik belirtmek. Sözlü ifade etmek. Hecelemek. Boğumlu. Tane tane söylemek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Dile getirmek.
Stock up : Mal bulundurmak. İstiflemek. Stoklamak. Stok yapmak. Depolamak.
Signalise : Sinyal vermek. Karakterize etmek. İşaret etmek. Üzerinde durmak. Bildirmek. Önemli yapmak. Tanımlamak. Belirginleştirmek. Sinyalize etmek. Göstermek (ayrıca signalize).
Brattice : Bir maden kuyusunda duvarları ve tavanı desteklemek için kullanılan ara bölme. Tahta bölme. Bir kale duvarı üzerinde bulunan ahşap kule.
Fit out : Elbiselerini karşılamak. Elbiselerini giymek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. İhtiyaçlarını sağlamak. Teçhiz etmek. Gerekli ekipmanlarla donatmak. Donatmak.
Index : İndekse yazmak. İşaret. Bilgisayar, bilişim, gramer, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gösterge. Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. Yasak kitaplar listesi. Bir kitap içinde geçen kişi adları, yer adları, kavramlar, terimler vb. ile bir dergi cildinin yazar ve konularını eser sonunda veya müstakil bir kitap halinde, sınıflandırılmış olarak ve geçtiği sayfaları belirterek gösteren alfabetik liste. türk dili dizini, türk kültürü (dergisi) dizini gibi. metin halinde yayımlanan bir eserde, o metinde geçen kelimelerin anlamlarını ve metinde geçtiği yerleri belirten alfabetik sözlük. divanü lugatit-türk dizini, tarama sözlüğü dizini, türk turfan metinleri dizini (index der türkischen turfan texte) gibi. İndeksini bulmak. Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi. İndeks yapmak.
Equip : Donatmak. Hazırlamak. Teçhiz etmek. Kuşatmak. Giydirmek.
Uniform : Düzenli. Kıyafet. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üniforma. Forma. Tekbiçim. Tekdüze. Birörnek. Bir örnek. Aynı.
Crenelate : Mazgallarla donatmak. Mazgallı siper yapmak.
Feed : Geçindirmek. Yiyecek. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Besin. Besleme. Yemek yemek. Beslenmek (hayvan). Yiyecek vermek. Yemek yedirmek. Bir sürece gönderilen ham özdek.
Supped synonyms : transistorise, bewhisker, reflectorise, reflectorize, victual, copper bottom, terrasse, passover supper, kern, machicolate, fire, capitalize, cleat, provide, rim, drachm, innervate, causeway, flood, glass, heat, key, seder, bush, furnish, seat, nip, drachms, bottom, edge, shot, skimp, have dinner.
Supped zıt anlamlı kelimeler, Supped kelime anlamı
Take : Tepki. Tutuş. Reaksiyon. Kavramak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Yazmak. Kabul edilmek. Tutulan balık miktarı. Götürmek. Çekim.
Low : (ses) yavaş. (inek) böğürmek. Böğürme. Düşük. Böğürmek (inek veya öküz). Ucuz. Az. Yıkmak. Böğürmek.
Supped antonyms : kern.

Bu kısımda Supped kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supped ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supped anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supped ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.