Equip türkçesi Equip nedir

Equip ile ilgili cümleler

English: Bring your own fishing equipment.
Turkish: Kendi balıkçılık ekipmanını getir.

English: Ali checked the equipment.
Turkish: Ali techizatı kontrol etti.

English: He wants to equip his son with a good education.
Turkish: O, oğlunu iyi bir eğitim ile donatmak istiyor.

English: Ali can put away the equipment.
Turkish: Ali ekipmanı bir kenara koyabilir.

English: All the police cars were equipped with bulletproof glass.
Turkish: Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.

Equip ingilizcede ne demek, Equip nerede nasıl kullanılır?

Equip with : Gerekli malzemelerle destek olmak. İhtiyaç duyulan ekipmanlarla donatmak. -'ile donatmak.

Equipage : Ekipaj. Donanım. Ekipman. Azık. Donatı. Levazım. Yolculuk yiyecekleri. Kumanya. Atlı konak arabası. Teçhizat.

Equipages : Ekipaj. Teçhizat. Donatı. Atlı konak arabası. Azık. Donanım. Kumanya. Ekipman. Levazım. Yolculuk yiyecekleri.

Equipartition : Eşbölüşüm. Eşdağılım. Erkenin, sayıtım düzeneği kurallarına uygun olarak çeşitli devinim kiplerine dağılımı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşbölüm.

Equipartition of energy : Enerji eşbölüşümü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Erke eşbölümü. Nicemsiz sayıtım düzeneğine göre, belirli bir sıcaklıkta (t), devinen nesnenin her devinim kipine (örn. devinim erkesinin her bir boyut doğrultusundaki devinimden gelenine) ortalama (1/2) kt nicelikte erke düşmesi ilkesi.

 

Equipment : Donatım. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Doğuştan olan özellikler. Araç-gereç. Malzeme. Gemi donatımı. Gereç. Teçhizat. Avadanlık.

Equipoises : Muvazene. Denge. Karşı ağırlık. Dengede tutmak. Karşı eşit kuvvet. Denge unsuru oluşturmak. Kararlılık.

Equipollence : Eş olma. Müsavi olma. Muadili olma. Kuvvetçe eşit olma. Eşdeğer olma.

Equipment failure : Donatı hatası. Ekipman arızası.

Equipment rack : Donatım rafı. Avadanlık dolabı. Avadanlık rafı.

İngilizce Equip Türkçe anlamı, Equip eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equip ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shaft : Kuyu. Dingil. Sütun başlığıyla kaide arasındaki kısım. Sap. Mil. Işın. Araba oku. Şua. Mızrak. Gövde.

Commission : Heyet. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Görevlendirme. Komisyon. Atama. Görevlendirmek. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Yıkmak. Sipariş vermek.

Coached : Özel ders vermek. Özel hocalık yapmak. Yetiştirmek. Antrenman yaptırmak. Eğitmek. Araba ile gezmek. Yetiştirilmiş. Yetiştirilen.

 

Rigged out : Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek. Giyinip kuşanmak. Aşırı şık giyinmek.

Abuse : Taciz etmek. Doğru olmayan bir şekilde kullanmak. Küfür etmek. Sövüp sayma. Küfretmek. Fesat. Suiistimal etmek. Yanlış işlem. içgüdüsünü kötüye kullanma. Yolsuz kullanış. Kötüye kullanma.

Blockading : Kuşatma. Ablukaya almak. Abluka altına almak. Kuşatma altına almak. Abluka altında tutmak. Abluka. Abluka etmek. Blokaj.

Mechanise : Mekanize etmek. Motorize etmek. Makineleştirmek.

Enable : Kuvvet vermek. Geçit vermek. Olanak vermek. Olanaklı kılmak. Kolaylaştırmak. Olanak tanımak. İmkan tanımak. Yetki vermek. Fırsat sunmak.

Blockaded : Kuşatılmış. Ablukaya alınmış. Ablukaya almak.

Rig out : Aşırı şık giyinmek. Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek. Giyinip kuşanmak.

Equip synonyms : re equip, rejig, array, besieges, fitting out, adorning, arraying, cater for, attires, spar, provide, set, blockade, besets, blockades, outfit, collar, rigged, accoutre, accustoms, furnishes, confect, beleaguers, accoutring, kit, beleaguering, adorn, concoct, confecting, besieging, bound, motorise, accoutering.

Equip zıt anlamlı kelimeler, Equip kelime anlamı

Defuse : Etkisizleştirmek. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Etkisiz hale getirmek. (ortamı) sakinleştirmek. Yatıştırmak. Patlayıcı fitilini sökmek. Dağıtmak. Tansiyonu düşürmek. Tapasını çıkarmak.

Unmuzzle : Burunsalığını çıkarmak. Konuşma özgürlüğü vermek.

Disable : Seçilemez kılmak. Pasifleştirme. Ehliyetini almak. Yetkisini almak. Mahrum etmek. Yeteneksiz kılmak. Erksiz kılmak. Alıkoymak. Edilgenleştirmek.

Equip ingilizce tanımı, definition of Equip

Equip kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said esp. of ships and of troops. To fit out. To provide with arms or an armament, stores, munitions, rigging, etc. To furnish for service, or against a need or exigency. To supply with whatever is necessary to efficient action in any way.