Supplying türkçesi Supplying nedir

Supplying ile ilgili cümleler

English: They were accused of supplying arms to terrorists.
Turkish: Onlar teröristlere silah sağlamakla suçlandılar.

Supplying ingilizcede ne demek, Supplying nerede nasıl kullanılır?

Oversupplying : Fazlalık. Fazlasıyla karşılama. Üretim fazlası.

Resupplying : Bütünleme ikmali. Yeniden ikmal.

Undersupplying : Yeterli erzak ve malzeme vermemek. Gerekenden az temin etmek. Yetersiz veya eksik tedarik etmek.

Supply a want : İsteği karşılamak. İsteği yerine getirmek.

Supply and demand : Arz ve talep. Sunu ve istem.

Supply canal : İletim arnası. İletim kanalı.

Supply curve of firm : Firma sunum eğrisi. Tam rekabet piyasasında üretim yapan bir işletmenin marjinal maliyet eğrisinin; kısa dönemde ortalama değişir maliyet eğrisinin; uzun dönemde ise ortalama maliyet eğrisinin enazının üstünde kalan kısmı; diğer bir deyişle diğer koşullar sabitken firmanın satmak istediği farklı fiyat ve miktar bileşimlerinin geometrik yeri.

Supply base : İkmal üssü.

Supply change : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Supply and demand model : Sunum ve istem kuramı. Piyasada bir malın fiyatının nasıl oluştuğunu, istem kayması ve sunum kayması sonucu fiyatın nasıl değiştiğini ve bu fiyatın üretim ve tüketim kararlarını nasıl etkilediğini açıklayan iktisadın temel kuramlarından biri.

İngilizce Supplying Türkçe anlamı, Supplying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supplying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliverer : Kargocu. Dağıtıcı. Kurye. Teslim eden. Teslim eden kimse. Dağıtım yapan kişi. Kurtarıcı. Kurtarıcı kişi. Kargo görevlisi.

Activity : Hareketlilik. İşleklik. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Meşguliyet. Yapılan işler. Etkiniik. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İşlem.

Ensurers : Emniyete alan. Temin eden. Garanti eden. Sigorta eden.

Enlistments : Elde etme. Kaydedilme. Askerlik. Gönüllü asker kaydı. Askere alma. Gönüllü yazılma. Askere yazılma. Kayıt. Asal (asker alma).

Figging : İncir ağacı. Giyim kuşam. İncir. Süslemek. Önemsiz.

Stocking : Uzun çorap. Tasarruf. Stoklama. Çizme seki. Atlarda bacaklardaki beyazlığın ön ve arka ayak bileği eklemine kadar uzanması. Çorap. Konç.

Checking : Kontrol. İnceliyor. Kontrol etme. Denetim. İnce çatlama. İnceleniyor. Belirtme. Yoklama.

 

Arming : Silah. Arma. Hazır duruma sokma. Teçhizat. Silahlandırma. Silahlanma.

Provider : Tedarik eden kişi. Teçhiz eden. Sağlayan kimse. Bakan kimse. Aile geçindiren kimse. Sağlayıcı. Tedarik eden kimse. Karşılayan kimse.

Irrigation : Yıkama. Lavaj. Sulama (toprağı). İrigasyon. Antiseptik suyla yıkama. Sulama.

Supplying synonyms : care delivery, healthcare delivery, issuing, procuration, obtainer, procurement, enlistment, accessioning, checkup, preparation, alimentation, checksum, subvention, procurance, ensurer, feeding, rigging, riggings, outfits, decoration, equipment, outfittings, causers, checkups, outfitting, fueling, embellishing, deliverers, emblazonment, figged, armings, enabling, outfit.

Supplying zıt anlamlı kelimeler, Supplying kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tembellik. Etkisizlik. Avarelik.