Susmak nedir, Susmak ne demek

  • Konuşmasını kesmek.
  • Etkisini göstermemek, tepki göstermemek
  • Konuşmaktan kaçınmak.
  • Ses veya gürültüyü kesmek, ses ve gürültü yapmamak.

"Susmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onlar da bu hazırlop klişeleri kullanmak fırsatını buluncaya kadar susacaklardır." - B. R. Eyuboğlu
  • "Adaletin sustuğu yerde haksızlık başlar."
  • "Son mısraları acele okuyarak susmuştu." - H. F. Ozansoy

Susmak hakkında bilgiler

susmak, konuşma iletişim eyleminin durdurmak muhatap olunanla bir fikir veya bir görüş hakkında muhatap olunmadığı ifade etmek için varsayılan söylemin yok sayılması eylemidir.

bir noktada susmanın savunma yapmamak olarak da tanımlanması, farklı anlayış toplumlarında susmak savunacak bir söylemin olmayışı karşı tarafın iddia edilen suçlamaları kabul etmesi olarak da yorumlanılabilir.

Susmak ile ilgili Cümleler

  • Ali susmak için yeterince zekiydi.
  • Susmak bir cevap değil.
  • İnsan haklarının birincisi susmaktır.

Susmak kısaca anlamı, tanımı:

Konuşma : Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans. Görüşme, danışma, müzakere. Konuşmak işi.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Sus payı : Susması, karşı gelmemesi veya bildiği bir sırrı yaymaması için birine verilen para vb. şey, susmalık, hakkısükût, sükût hakkı.

 

Suspus : Susmuş, sinmiş bir biçimde. Susmuş, sinmiş.

Susma : Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.

Kesmek : Ara vermek. Geçişi önlemek. Son vermek, gidermek. Uydurmak, yalan söylemek. Düzgün parçalara ayırmak. Akımı durdurmak. Kesici bir araçla yaralamak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Vahşice öldürmek. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Birini yermek, kötülemek. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Belirtmek, kararlaştırmak. Hasta organı ameliyatla almak. Para basmak. Azaltmak, güçleştirmek. Susmak. Ucunu almak. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak.

Konuşmak : Dargın bulunmamak. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Geçerli olmak, etkin olmak. Şık ve zarif görünmek. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Konuşma dili olarak kullanmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek. Flört etmek. Belli bir konudan söz etmek. Söylev vermek, konuşma yapmak.

Kaçınmak : Herhangi bir işi yapmaktan veya özverili davranmaktan geri durmak, imtina etmek.

 

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Tepki : Karşılık verme. Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon. Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genellikle olumsuz söz veya davranış.

İletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.

Diğer dillerde Susmak anlamı nedir?

İngilizce'de Susmak ne demek? : v. stop speaking, be quiet, keep quiet!, quiet down, hold one's peace, shut up, shush, keep mum, hush, quiet, quieten, be tongue tied

Fransızca'da Susmak : se taire, avaler sa langue, rentrer dans sa coquille

Almanca'da Susmak : v. aufhören, dichthalten, kuschen, schweigen, verstummen

Rusça'da Susmak : v. молчать, умолкать, смолкать, замолкать, отзвонить, отзвучать, затихать, притихать, глохнуть, умалчивать, захлебываться, умолкнуть, смолкнуть, замолкнуть, затихнуть, притихнуть, заглохнуть, умолчать, захлебнуться