Sways türkçesi Sways nedir
- Üzerinde etkisi olmak.
- Sarsılmak.
- Sallanmak (bir yandan öbür yana).
- Saptırmak.
- Hüküm sürmek.
- Eğmek.
- Sallanmak.
- Sallamak.
- Yönlendirmek.
- Eğilimi olmak.
- Yöneltmek (birini bir karara).
- Yönetim veya kontrol.
- Meyilli olmak.
- Aklını çelmek.
- Etkilemek.
- Salınmak.
- Hükmetmek.
- Etki etmek.
Sways ingilizcede ne demek, Sways nerede nasıl kullanılır?
Crossways : Çaprazlama. Çaprazında. Aksine. Çapraz. Aykırı.
Expressways : Otoyol. Ekspresyol. Expres yol. Otoban. Karayolu. Hızyolu. Express yol. Ekspres yol.
Sway from side to side : Oradan oraya savrulmak.
Sway up : Hizaya getirmek.
Be under the sway of : Egemenliği altında olmak. Nüfuzu altında olmak.
Hold sway : Etkilemeye devam etmek. Egemen olmak. Yönetmek.
Sway : Sallanma. Salınmak. Eğmek. Yönetim veya kontrol. Üzerinde etkisi olmak. Yöneltmek (birini bir karara). Saptırmak. Hükmetmek. Sallanmak. Sallanmak (bir yandan öbür yana).
Compacting by swaying : Dövme suretiyle sıkıştırma.
Swaybacked : Aşırı eğik belkemiği olan.
Busway : Özellikle otobüsler için ayrılmış yol veya yol şeridi. Otobüsler için ayrılmış şerit.
İngilizce Sways Türkçe anlamı, Sways eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Careens : Yan yatmak (gemi). Yalpalamak. Karinalamak. Yan yatırmak (gemi). Karinaya bastırmak. Karina etmek. Yalpa yapmak. Yan yatmak gemi. Sendelemek. Bir yana yatmak (hızla giderken).
Careening : Yan yatırmak (gemi). Sendelemek. Karinalama. Karina etmek. Yan yatmak (gemi).
Feel inclined : Eğilim hissetmek. Tercih etmek. -'a doğru meyilli olmak. Yatkınlık hissetmek. Verilmek.
Be rife : Yayılmak. Çok yaygın olmak.
Adjudicate : Yargıcılık yapmak. Kararına varmak. Halletmek. Karar vermek. Hükmüne varmak. Kararlaştırmak. Hükme bağlamak. Hakemlik etmek. Hüküm vermek.
Swag : Promosyon ürünleri. Çalıntı mal. Çiçekli asma dekor. Kaparoz. Yağma. Çalıntı (oto teyp vb). Para. Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Promosyon olarak verilen ürünler.
Commanded : Komuta etmek. Emir vermek. Yönetmek. Buyurmak. Hakim olmak. Emretmek. Tepeden görmek. Telkin etmek.
Channel : Oluk. Nehir yatağı. Maceraya sevketmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Kanal açmak. Oymak. Maceraya sevk etmek. Kanala dökmek. Alıcı oluğu. Çevirmek.
Awards : İhale etmek. Karar vermek. Vermek (ödül). Ödüller.
Sways synonyms : move back and forth, have weight with, dally, work, be shocked, jarred, buckles, dallied, be slung from, be in the ascendant, nutate, bevels, bastardise, directs, cozened, allure, divert, prevails, dilly dally, brandishing, leant, biasses, effected, affects, slants, cants, bestridden, jiggled, carry weight, operate, biases, jiggle, squint.
Sways zıt anlamlı kelimeler, Sways kelime anlamı
Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.

Bu kısımda Sways kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sways ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sways anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sways ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.