Swell up türkçesi Swell up nedir

Swell up ile ilgili cümleler

English: The toothache made his face swell up.
Turkish: Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.

Swell up ingilizcede ne demek, Swell up nerede nasıl kullanılır?

Swell : Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. İftihar etmek. Bombaj. Gururlandırmak. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dolmak (yelken rüzgarla). Doldurmak (rüzgar yelkeni). Soluğan. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Artmak.

Swell box : Orgda boruların açılıp kapanan koruncağı.

Swell mob : Şık dolandırıcı. İyi giyimli yankesici.

Swell organ : Koruncak içinde bulunan borular takımı. Org boru muhafazasındaki borular.

Swell out : Şişmek. Yükseltmek. Şişirmek. Artırmak.

İngilizce Swell up Türkçe anlamı, Swell up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swell up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drive up : Yukarı çekmek. Arabayla gitmek.

Blow up : Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Patlak vermek. Kopmak (fırtına vb). Tepesi atmak. Azarlamak. Agrandisman yapmak. Tahrip etmek. Patlamak. İnfilak etmek. Havaya uçmak.

 

Bump up : Yükselmek. Artmak. Çıkmak. Fırlamak.

Aggrandized : Yüceltmek. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised). Abartılmış. Büyütülmüş. Çoğaltılmış. Abartmak. Çoğaltmak. Büyütmek.

Boom : Hızla artmak (ticaret). Gürlemek. Işıldak direği. Gelişmek. Çıkış yapmak. Işık direği. Güm etmek. Yıldızı parlamak. İktisadi dalgalanmanın genişleme aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde artışın olduğu durum. krş. çöküntü. Patlama.

Elevates : Kaldırmak. Aklı veya ruhu geliştirmek. Yüceltmek. Terfi ettirmek. Cesaretlendirmek. Namluya yükseliş vermek.

Ballooned : Balon gibi olmak. Balon gibi şişmek. Abartmak. Balonla uçmak. Havadan atmak. Zam yapmak. Balon. Küre.

Add to : Çoğaltmak. Ekleme yeri. Eklemek. İlave etmek. Arttırılmış etkisi olmak. Ekle. Kapsamak.

Augments : Çoğalmak. Artmak. Büyütmek. Uzatmak. Çoğaltmak. Arttırmak. Sayısını arttırmak. Büyümek. Uzamak.

Ennobled : Yükseltilmiş. Asilleştirmek. Yüceltmek. Asalet verilmiş. Ulvileştirilmiş. Soylulaştırmak. Asilleştirilmiş.

Swell up synonyms : become tumid, belly out, come it too strong, aggrandise, ennoble, bulked, bloats, add, bilges, bag, amplify, adorn, aggrandize, bid up, bloating, balloon, boomed, balloons, amplifying, enhance, become swollen, advance, aggrandizes, aggrandizing, bloat up, bellying, bulk, bilge, dilate, augment, bloat out, enhances, boosts.