Swordfish türkçesi Swordfish nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kılıç balığı.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kılıç balığıgiller (xiphiidae) familyasından, 3-4 m kadar uzunlukta, eti çok beğenilen, sudan dışarı sıçrayabilen, atlantik okyanusu, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.
  • Kılıç.
  • Kılıçbalığı.
  • Kılıçbalığı (zooloji terimi).
  • Kılıçbalığı (takımyıldızı).

Swordfish ile ilgili cümleler

English: We ate swordfish.
Turkish: Kılıç balığı yedik.

Swordfish ingilizcede ne demek, Swordfish nerede nasıl kullanılır?

Swordfishes : Kılıç balığıgiller. Kılıç. Kılıçbalığı (zooloji terimi). Kılıçbalığı. Kılıç balığı. Kılıçbalığı (takımyıldızı). Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, dişleri ve pulları olmayan bir familya.

Sword bayonet : Kasatura.

Sword bearer : Silahtar.

Sword belt : Kılıç kemeri. Palaska. Kılıç kayışı.

Sword cane : Kılıçlı baston.

Draw a sword : Savaş ilan etmek. Kılıç çekmek. Kılıcı yerinden çıkarmak.

Sword knot : Kılıç püskülü.

Cloak and sword : (bir drama veya bilim kurgu kitabının) pelerin ve kılıç takan insanlarla alakalı. Geçmiş günlerdeki alışkanlıkları ve romantik asaleti içeren.

 

Sword swallower : Kılıç yutma gösterisi yapan becerili kişiye verilen ad. Kılıç yutan. Kılıçyutan.

Sword fish : Kılıç balığı.

İngilizce Swordfish Türkçe anlamı, Swordfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swordfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falchion : Orak biçimli ağır kılıç.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Cutlass : Pala. Denizci kaması. Kıvrık uçlu kısa kılıç.

Blade : (kendini) jiletlemek. Uzun yaprak. Yaprak. Bıçak ağzı. Ağız. (kesici şeyde) ağız. Kılıçoyunu savutlarında, boyları ve kesitleri savutun özelliğine göre değişik olan, balçakla (çelgilik) uç arasındaki bölüm. Sulu tip (argo terim).

Sabre : Kılıçla kesmek. Süvari kılıcı. Namlusu ve keskin yüzü köreltilmiş üçgen kesitinde, tutağa değin uzanan balçağı (çelgigiliği) ile tümü 500. gr. ağırlığında, 105 cm. boyunda; kesiş ve dürtüş niteliğindeki vuruşlara elverişli, üç kılıçoyunu savutundan biri. Kılıçla vurmak. Kılıçtan geçirmek. Eskrim kılıcı. Kesici kılıç.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı.

Swordfish synonyms : xiphias gladius, genus xiphias, scombroid fish, glave, sword fish, xiphias, abductor muscle, abramis zone, spearfish, abo blood groups system, swordfishes, blades, claymore, aardvark, sword, a protein, sabers, glaive, glaives, abambulacral area, abacus bodies, saber, aardwolf, cold steel, a cell, claymores, sabres, saltwater fish, cutlasses, abiotic environment, abiotic factor, a site, scombroid.

Swordfish ingilizce tanımı, definition of Swordfish

Swordfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The ventral fins are absent. The adult is destitute of teeth. It becomes sixteen feet or more long. The dorsal fin is high and without distinct spines. A very large oceanic fish (Xiphias gladius), the only representative of the family Xiphiidæ. It is highly valued as a food fish. The bones of the upper jaw are consolidated, and form a long, rigid, swordlike beak.