Sympatric türkçesi Sympatric nedir

  • Simpatrik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sempatrik.
  • Aynı coğrafik alanda bulunan.

Sympatric ingilizcede ne demek, Sympatric nerede nasıl kullanılır?

Sympathectomy : Sempatektomi.

Sympathetic : Sıcakkanlı. Aynı duyguları paylaşan. Aynı hisseden. Taraftar. Başkalarının dertlerini paylaşan. Ses titreşimi ile çıkan. Diğerinden etkilenen. Sevimli. Sempatizan. Sempatik sinir.

Sympathetic chain : Sempatetik zincir. Sinirlerin perikaryonları omuriliğin göğüs ve bel bölgesinden çıkarak pregangliyonlara gider. omurilikten ventral kök olarak çıkar. postgangliyonik iletimi norepinefrin ile sağlanır.

Sympathetic ink : Görünmez mürekkep.

Sympathetic magic : Bir bütünün parçalarından biri üzerine yapılan etkinin, hiçbir değişikliğe uğramadan, aynı yeğinlikte, öbür parçalarla bütüne geçeceğini öngören halk öğretisine verilen ad. bk. bulaşkan büyü. krş. benzerduyusal büyü, öykünümsel büyü. Birbirleriyle ilintili olan nesnelerin özdeksel ilinti ve bağlantı ortadan kalksa bile yine de birbirlerini etkileyecekleri ilkesine dayanan büyü türü. a. bk. benzetmeli büyü, dokunum büyüsü. Birlikduygu büyüsü. Sıcaklık büyüsü.

Sympathetic towards : -e acıyan.

Sympathicolytic : Sempatolitik.

Sympathetically : Anlayışlı bir şekilde. Sıcakkanlı bir biçimde. Sempatizan bir biçimde.

 

Sympathetic voice : Tını yönünden kulağa hoş gelen ses. Sıcak ses.

Sympathetic nervous system : Sempatik sinir jüyesi. Sempatetik sinir sistemi. Otomatik sinir sistemi. Sempatik sinir sistemi.

İngilizce Sympatric Türkçe anlamı, Sympatric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sympatric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Sympatric synonyms : abacus bodies, a site, a chromosome, aardwolf, abiotic factor, a cell.

Sympatric zıt anlamlı kelimeler, Sympatric kelime anlamı

Sympatric antonyms : allopatric.