Synaptic vesicle türkçesi Synaptic vesicle nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sinaps bölgesinde aksonun genişlemiş ucunda, presinaptik zara yakın bulunan 400-600 a° çapında, içinde nörotransmitter madde bulunan küçük kesecikler.
  • Sinaptik kesecik.

Synaptic vesicle ingilizcede ne demek, Synaptic vesicle nerede nasıl kullanılır?

Synaptic : Sinaptik. Sinapsa ait olan.

Vesicle : Uçuk. Kesecik. Vezikül. Kist. Torbacık. İçinde seröz sıvı bulunan küçük deri ve mukoza kabarcığı. intraepiteliyal olarak başlayan ve epitel içerisinde sınırlı kalan, içleri seröz sıvıyla dolu kabarcık. küçük kese, kesecik. Kabarcık. İçinde sıvı bulunan küçük deri kabarcığı, küçük kese. Vesikül.

Synaptic cleft : Sinaptik yarık. Sinaps bölgelerinde karşılıklı gelen iki hücreden birinin presinaptik zarı ile ikinci hücrenin postsinaptik zarı arasında bulunan ve 200 a° kadar olan açıklık. Sinaptik boşluk.

Synaptic membrane : Sinaps öncesi ve sinaps sonrası zarların ikisine verilen ad. Sinaps zarı.

Coated vesicle : Örtülü veziküller. Trans-golgi ağının uç kısımlarının boğumlanmasıyla oluşan ve dış yüzünde ışınsal biçimde yerleşmiş kısa çıkıntılar bulunan veziküller. örtülü veziküllerin bir kısmı birbirleriyle birleşerek lizozomlara dönüşürken diğer bir kısmı düzgün yüzeyli veziküller durumunda hücrede kullanılırlar. Birçok ökaryot hücrede bulunan, sitoplazmaya bakan yüzeyinde klatrin denen proteinden yapılmış dikenler şeklinde bir örtüye sahip kesecik. Örtülü kesecik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Embryonic vesicle : İçinde gelişen embriyonun bulunduğu kese. ultrasonografiyle erken gebelik tanısında özellikle kısraklarda tohumlama sonrası 9-1 günlerde bu kesenin görüntülenmesiyle kesin gebelik tanısı yapılabilir. Embriyonik kese.

İngilizce Synaptic vesicle Türkçe anlamı, Synaptic vesicle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synaptic vesicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

 

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Synaptic vesicle synonyms : aardvarks, a site, acacia, a protein, a chromosome, abramis zone.