Süne nedir, Süne ne demek

Süne; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Yarım kanatlılardan, yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan, esmer renkli, zararlı bir böcek (Eurigaster integriceps)

Yerel Türkçe anlamı:

Boyu boşu düzgün, ince, güzel ve yakışıklı kimse

Biyoloji'deki anlamı:

Böcekler (Insecta) sınıfının, hortumlu böcekler (Rhynchota) takımının, yarım kanatlılar (Hemiptera) alt takımından, 14 mm kadar uzunlukta, vücudu kalkan biçiminde olan, yumurtalarını ekinlerin yapraklarına bırakan, pis kokan, yaz uykusuna yatan ekinlere zararlı bir eklem bacaklı türü.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Eurigaster integriceps ): Böcekler (İnsecta) sınıfının hortumlu-böcekler (Rhynchota) takımının yarımkanatlılar (Hemiptera) alt-takımına giren bir eklembacaklı türü. Uzunluğu 14 mm kadardır. Vücudu kalkan biçimindedir. Yumurtalarını ekinlerin yapraklarına bırakır. Zararlıdır. Pis kokar. Yaz uykusuna yatar.

Bilimsel terim anlamı:

Yarımkanatlılardan, boz toprak renginde, esmer benekli ve tombul böcek. (Soydaş birçok türü daha vardır.)

İngilizce'de Süne ne demek? Süne ingilizcesi nedir?:

shield bug, shield-bug

Süne tanımı, anlamı:

Sünepe : Kılıksız ve uyuşuk, sümsük (kimse).

Sünepelik : Sünepe olma durumu.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Bir bütünün yarısı olan miktar. Hastalıklı, sakat, sağlıksız.

 

Kanatlı : Kanadı olan.

Yumurta : Tavuk yumurtası. Er bezi. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Yaprak : Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.

Esmer : Kurşuni renk. Bu renkte olan. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Siyaha çalan buğday rengi.

Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Süneber : Çamfıstığı.

Süneç : Esnek olma (için) : Şu buğday çok özlü, hamuru süneç gibi uzuyor.

Süneğen : Değişik anlama çekilebilen söz.

Sünek : Esnek nesne: Bu direk biraz sünek. 1.Cimri 2.bk. sünempe. Künklerde ince ağzın kalın yana girdiği yer, birleşme yeri. Uyuşuk, sümsük, sünepe Sapan. Süneklik özelliği gösteren.

 

Sünek davranım : Süneklik özelliği olan davranım.

Sünek gereç : Süneklik özelliği olan gereç.

Sünek kırılma : Büyük enerji soğurumuyle kırılma.

Süneklik : Kopmaksızın bozunum yoluyla, sürekli biçim değişmesine uğrayabilme özelliği.

Sünempe : Uyuşuk, sümsük, sünepe.

Sünenpe : Uyuşuk, sümsük, sünepe