Tümleç nedir, Tümleç ne demek
- Tümleyen şey, mütemmim

- Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.
Dil bilgisi olarak anlamı:
Genellikle eylemin anlamını çeşitli yönlerden tümleyen ve herhangi bir ad durumunda bulunan ya da ilgeç alan ad veya tamlama: Ali ev satın aldı; Sis bütün limanı sarmıştı; Küçük şeyleri dert edinen bir insan rahat edemez; Çocuklar eve geldi; Bu konuyu çeşitli yönlerden açıklayınız; Bu plağı sizin için çalıyorum ve benzeri
Gramer anlamı:
Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- ve benzeri || Tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. Bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri: Yatık Emine, s. 29). Şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (T. Buğra, Yalnızlar, s. 115). Görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (K. Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 43). Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (Peyami Safa, Yalnızız, s. 446). Basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) İnsanlar toplanmışlardı (S. F. Abasıyanık, Bütün Eserleri, s. 16) ve benzeri Ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci.
Bilimsel terim anlamı:
Bir kelimenin, anlamını tamamlıyan veya belirterek, özelleştirerek tümliyen söz: Evin kapısı, Büyük oda, işe Elverişli misallerinde ev, büyük ve iş kelimeleri kapı, oda ve elverişli sözlerinin tümleçleridir. Bunlara İSİM TÜMLECİ veya BELİRTİCİ TÜMLEÇ ( Complément nominal ou déterminatif ) dènir. Fiil tümleçleri için bk. Fiil tümleci.
İngilizce'de Tümleç ne demek? Tümleç ingilizcesi nedir?:
complement, object
Osmanlıca Tümleç ne demek? Tümleç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mütemmim
Tümleç hakkında bilgiler
Tümleç, cümlenin yardımcı öğelerindendir. Kendi arasında üç grupta incelenir.
Bir cümledeki tümleci öğrenmek için yükleme bakılır. Tümleç, bir cümledeki yükleme sorulan "neyi/kimi", "nerede/nereden", "nereye", "ne zaman", "nasıl" ve "neden" sorularının cevabıdır.
Tümleç ile ilgili Cümleler
- Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.
- İngilizce'de normal cümle yapısı özne - yüklem - nesne /tümleçtir.
Tümleç anlamı, tanımı:
Çıkmalı tümleç : Fiilin anlamını tamlayan ve çıkma durumunda bulunan dolaylı tümleç.
Dolaylı tümleç : Fiilin anlamını bütünleyen ve yönelme, kalma, çıkma durumlarından birinde bulunan veya edat alan tümleç.
Düz tümleç : Yalın durumda bulunan tümleç.
Edatlı tümleç : Edat tümleci.
İlgeçli tümleç : Edat tümleci.
Kalmalı tümleç : Çoğu kez fiilin, bazen de adın anlamını tümleyen ve kalma durumunda bulunan dolaylı tümleç.
Ortak tümleç : Birden çok yükleme bağlı olan zarf tümleci, nesne veya dolaylı tümleç.
Yönelmeli tümleç : Yapılan işin anlamını bütünleyen ve yönelme durumunda bulunan tümleç: Çocuklar eve geldi.
Edat tümleci : Adın edatla oluşturduğu genellikle zarf tümleci görevinde kullanılan kelime grubu, edat grubu, edatlı tümleç, ilgeçli tümleç.
Zarf tümleci : Yüklemi anlam açısından belirten, niteleyen kelime grubu.
Mütemmim : Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. Tümleç. Bütünler.
Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.
Tamam : Eksiksiz. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Evet. Tamamlanmış, bitmiş. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Bütün, tüm.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Edat : Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu.
Tamlama : Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi. Tamamlama.
Cümle : Herkes. Dizge, sistem. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep.
Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.
Tümleç birliği : Türlü tümleçlerle kullanılan sözcüklerin tümü Uzun zamandan beri tartıştığımız bu sorunu çözmeden gitmeyelim; İstanbul'dan başarıyle dönüşünüzde bol bol konuşuruz (bk. Nesne birliği, dolaylı tümleç birliği) vb.
Diğer dillerde Tümleç anlamı nedir?
İngilizce'de Tümleç ne demek? : n. complement
Fransızca'da Tümleç : complément [le]
Almanca'da Tümleç : n. Ergänzung, Komplement, Objekt, Satzergänzung
Rusça'da Tümleç : n. дополнение (N)
adj. дополнительный

Bu kısımda Tümleç nedir? Tümleç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tümleç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tümleç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.