Ortak tümleç nedir, Ortak tümleç ne demek

Ortak tümleç; bir dil bilgisi terimidir.

  • Birden çok yükleme bağlı olan zarf tümleci, nesne veya dolaylı tümleç

Ortak tümleç kısaca anlamı, tanımı:

Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma.

Orta : Orantı. Ne büyük ne küçük, midi. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. İyi ile kötü arasındaki durum. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Ne uzun ne kısa, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.

 

Tümleç : Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.

Yükleme : Yüklemek işi, tahmil. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj.

Zarf : İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Kap, kılıf, sarma.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.

Dolaylı : Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.