Tag line türkçesi Tag line nedir

  • Etiket satırı.
  • Bitiş sözleri.
  • Bir oyunun son sözü ya da sözleri.
  • Slogan.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Tag line ingilizcede ne demek, Tag line nerede nasıl kullanılır?

Tag : Kırkmak (koyun). İsimlik. Etiketlemek. Meşhur laf. Künye. Ceza makbuzu. Saçak. Yafta koymak. Perçem. Ayakkabı kulağı.

Line : Dizmek. Kırıştırmak. Çizgi çizmek. Sürütme oltaları. Satır. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Çizmek. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Çizgi.

Tag after : Arkasından gelmek. Kovalamak. Peşine takılmak. Peşini bırakmamak. Arkasından gitmek.

Tag along : Peşine takılmak. Peşini bırakmamak. Kovalamak.

Tag end : Sarkık uç. Son kısım. Artık.

Tag for routes : Yönler için etiket.

Tag on : Üzerini etiketlemek.

İngilizce Tag line Türkçe anlamı, Tag line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tag line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abstractionism : Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutlama. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Abstraksiyonizm. Soyutçuluk.

Watchword : Şifre. Parola. Şiar. Düstur.

After piece : Art oyun. Ek oyun. Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt. Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun.

Punchline : Bir anlatının en önemli noktası. Can alıcı nokta.

Analyze : Çözümleme. İncelemek. Analiz etmek. Çözümlemek. Tahlil etime, inceleme. Analiz yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil yapmak. Araştırmak.

Shibboleth : Parola. Argo. Ağız. Anlamını yitirmiş adet. Artık kullanılmayan deyim. Amacı belirten söz (parti vb.).

Abstract theatre : Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir.

Actor manager : Oyuncu yönetici. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Oyuncu-yönetmen. Toplulukbaşı. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Aktör yönetmen.

 

Acrobacy : Akrobasi. Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık.

Tag line synonyms : catcword, catchword, mottos, slogan, amateur theater, absurd theatre, acting manager, acting style, shibboleths, catchwords, alto, act drop, catch phrase, allegory, tagline, watchwords, alley theme, slogans, punchlines, battle cry, adaptability, active hero, motto.