Take a vacation türkçesi Take a vacation nedir

Take a vacation ile ilgili cümleler

English: Ali isn't going to take a vacation this year.
Turkish: Ali bu yıl tatile çıkmayacak.

English: I think I will take a vacation this week.
Turkish: Sanırım bu hafta bir tatil yapacağım.

English: Ali can't afford to take a vacation now.
Turkish: Ali şimdi bir tatil yapmayı göze alamaz.

English: I expect to take a vacation in May.
Turkish: Mayıs ayında bir tatil yapmayı umuyorum.

English: I want to take a vacation on a tropical island.
Turkish: Tropik bir adada tatil yapmak istiyorum.

Take a vacation ingilizcede ne demek, Take a vacation nerede nasıl kullanılır?

Take : (fotoğraf) çekmek. Tutuş. Etkili olmak. Avalanan hayvan miktarı. Hasat. Tutulan balık miktarı. Alınan taş. Çevirim eylemi. Tutma. Kavramak.

A : La (müzik terimi). Herhangi bir. Bir. Argonun simgesi. En yüksek not. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. (herhangi) bir.

Vacation : Dinlenme. Tatil geçirmek. Tahliye. Tatil yapmak. Tatil izni. İzin. Boşaltma. Dinlence. Tatil.

To take a vacation : Tatile çıkmak. Seyehate çıkmak. Zaman öldürmek.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a bite : Bir ısırık al.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

 

Take a beating : Yenilmek. Dayak yemek. Çok para kaybetmek. Fark yemek. Bozguna uğramak.

Take a bath : Zarar etmek. Banyo almak. Yıkanmak. Çok para kaybetmek. Duş almak. Banyo yapmak.

Take a back seat : Arka planda yer almak. Arka planda kalmak. Bir kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Geri plana çekilmek. Önemini yitirmek. Ön plana çıkmamak. Kenara çekilmek. Geri planda yer almak.

İngilizce Take a vacation Türkçe anlamı, Take a vacation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a vacation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go down : Sönmek (lastik). Dinmek. Düşmek. Mahvolmak. Batmak. Tarihe geçmek. Onaylanmak. Perişan olmak. Benimsenmek. Beğenilmek.

Vacations : Tatil geçirmek. Tatiller.

To take a vacation : Zaman öldürmek. Seyehate çıkmak.

Went down : Batmak. Kötüleşmek. Beğenilmek. Gitgide çökmek. Düşmek. Yenilmek. Kesilmek. Hastalanmak. Üniversiteden ayrılmak.

Go on holiday : Tatile gitmek.

Holidaying : İzin. Bayram günü. Dinlenmek için çalışmadan geçirilen süre. Yortu. Dinlence. Bayram. Tatil.

Vacationing : Tatil geçirmek. Tatil yapma. Tatil geçirme.

Holidayed : İzin. Dinlence. Yortu. Dinlenmek için çalışmadan geçirilen süre. Bayram. Tatil. Bayram günü.

Vacationed : Boşaltma. İzin. Tatil geçirmek. Tatil. Dinlence. Tahliye. Tatil izni. Dinlenme.

Take a vacation synonyms : have a holiday, recess, take a holiday, holiday, vacation.