Take aside türkçesi Take aside nedir

  • Ayrı tutmak.
  • Kenara koymak.

Take aside ingilizcede ne demek, Take aside nerede nasıl kullanılır?

Take : Çevirim eylemi. Kabul edilmek. Yazmak. Çekim. Pay. Kabul etme (vücut). Avalanan hayvan miktarı. Hasat. Almak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Aside : Bir tarafa (bırakırsak). Kendi kendine söylenen sözler. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Bir kenara. Sahnede kendi kendine söyleme. Bir tarafa. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Bertaraf. Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Arka planda kalmak. Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Önemini yitirmek. Köşesine çekilmek. Kenara çekilmek. Ön plana çıkmamak.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

İngilizce Take aside Türkçe anlamı, Take aside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dissociates : Çözüşmek. Ayırmak. Birbirinden ayrılmak. Çözünmeye uğramak. Ayrışmak. Ayrıştırmak. Ayrı olarak düşünmek.

Put by : Ayırmak. Bir kenara koymak. Saklamak. Bir kenarda tutmak. Para biriktirmek. Biriktirmek. Zulalamak. Bir tarafa koymak. Kaldırmak.

Isolates : Soyutlamak. Tecrit etmek. Mahsur bırakmak. Ayırmak. Yalnızlaştırmak. Arıtmak. İzole etmek. Dışlamak. Yalıtmak.

Individualizing : Ferdileştirmek. Bireyleştirmek. Tek tek ele almak.

Daff : Başından atmak. Üstünden atmak. Bir kenara koymak. Bir kenara atmak. Oynamak. Oyalanmak. Mankafa. Zaman harcamak. Aptalca davranmak. Gözünü korkutmak.

Individualizes : Ferdileştirmek. Ayırmak. Kişiselleştirmek. Bireyleştirmek. Bireyselleşmek. Bireyselleştirmek. Şahsileştirmek. Tek tek ele almak.

Put away : Yerine koymak. Hakkından gelmek. Ortadan kaldırmak. Tıkınmak. Mideye indirmek (yemeği). Akıl hastanesine kapatmak. Kaldırmak. Denize açılmak. Saklamak. Ayırmak.

Lay aside : Vazgeçmek. Bir kenara koymak. Bir yana koymak. Terketmek. Saklamak. Bırakmak. Bir kenara atmak (para vb). Biriktirmek. Rafa kaldırmak. Ertelemek.

Dissociating : Birbirinden ayrılmak. Ayrıştırmak. Çözünmeye uğramak. Ayırmak. Ayrışmak. Ayrı olarak düşünmek. Çözüşmek.

Insulate : İzolasyon. Tecrit etmek. İzolasyon yapmak. Korumak. İzole etmek. Ayırmak. Yalıtım yapmak. Yalıtmak.

Take aside synonyms : dissociate, individualized, isolate, distinguish, discriminated, put aside, except, lay down, individualize, cast aside, insulates, discriminate, discriminates.