Take hold of türkçesi Take hold of nedir

Take hold of ile ilgili cümleler

English: Take hold of the rope.
Turkish: Halatı tutun.

Take hold of ingilizcede ne demek, Take hold of nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutma. Yakalamak. Avalanan hayvan miktarı. Kavramak. Alıntı. Çevirmek. Tutuş. Alınan taş. Tutulan balık miktarı. Çekim.

Hold : Sadık kalmak. Kavramak. Muhafaza etmek. Durmak. Gemi ambarı. Zaptetmek. Gözaltına almak. (elinde) (bir şey) tutmak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Sahip olmak.

Of : Den. Hakkında. Li. -den övünerek bahsetmek. Karşı. -in. -nın. -nin. In. -li.

Take hold : Tutunmak. Ele geçirmek. Kökleşmek. Yerleşmek. Kök salmak.

Hold off : Geri durmak. Gecikmek. Uzakta tutmak. Beklemede kalmak. Olmamak. Yaklaştırmamak. Gerçekleşmemek. Uzakla tutmak. Beklemek. Çekinmek.

Claw hold of : Yakalamak. Kıstırmak. Tutmak.

Keep hold of : Bırakmamak. Sımsıkı tutmak. Yitirmemek. Sıkıca tutmak. Sıkı tutmak. Elinde tutmak.

Lay hold of : Ele geçirmek. Yakasına yapışmak.

Catch hold of : Yakalamak. Tutmak.

Get hold of oneself : Kendine hakim olmak. Kendini tutmak.

İngilizce Take hold of Türkçe anlamı, Take hold of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take hold of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Appreciate : Değer biçmek. Beğenmek. Değerini bilmek. Fiyatını yükseltmek. Kıymetini bilmek. Değerlendirmek. Takdir etmek. Değer vermek. Zevk almak.

Add up to : Tutmak (bir yekun). Eklemek. Demeye gelmek. Anlamına gelmek. Demek olmak. Bir yekun tutmak. -e varmak. Etmek. Demeğe gelmek.

Palpate : Elle muayene etmek. Elle dokunarak muayene etmek. Dokunarak muayene etmek.

Apprehend : Anlamak. İdrak etmek. Tevkif etmek. Endişe etmek. Korkmak. Tutuklamak. Korkuyla beklemek.

Possess : Sahip olmak. Hakim olmak. Elinde bulundurmak. Etkilemek. Kurcalamak (zihin). -si olmak. Haiz olmak. Elinden tutmak. Elinde bulunmak.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Apprehending : Tutuklamak. Korkmak. Korkuyla beklemek. Anlamak. Endişe etmek. İdrak etmek. Tevkif etmek.

Bites : Aşındırmak. Sızlamak. Acımak. Yakmak. Zokayı yutmak. Isırmak. Sokmak. Acıtmak. Dişlemek.

Catch up on : Biriken işleri yapmak. Zaman açığını gidermek. (arada olup biteni) öğrenmek. Ertelenmiş bir işi yapmak. Tamamlamak. Arayı kapatmak. Yetişmek. İhmal edilmiş bir işi yapmak.

Take hold of synonyms : fasten onto, clutch at, arrest, acquires, apperceiving, catch up with, catches, abide by, catch hold of, book, cast salt on the tail of, bind, adsorb, apprehends, appreciates, bespoken, catch, cling to, bag, affects, book up, adsorbs, absorb, apperceived, apperceive, bespeak, hang on, bespeaking, aggregate, caught, catch on, catch up, fasten on.