Takeout türkçesi Takeout nedir

Takeout ile ilgili cümleler

English: "What's for dinner tonight?" "We'll be having takeout from your favorite Chinese restaurant."
Turkish: "Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."

Takeout ingilizcede ne demek, Takeout nerede nasıl kullanılır?

Takeout food : Paket servisi.

Takeouts : Tasfiye. Paket. Paket servisi olan restoran.

Stakeout : Polis incelemesi. Polis gözetimi. Polis baskısı.

Stakeouts : Polis gözetimi. Polis incelemesi.

Takeoff : Kalkış. Taklit (komik). Taklit. Karikatür. Havalanma. Parodi.

Takeoff rocket : Havalanma roketi.

Takeoff runway : Kalkış pisti.

Takeoffs : Taklit (komik). Parodi. Kalkış. Taklit. Karikatür. Havalanma.

Takeover : Devir. Çağrı yoluyla hisse senedi toplanması. Kontrolü ele almak. Hukuki açıdan bir firmanın başka bir firmanın varlıklarının yarısından fazlasını satın alması. krş. beyaz şövalye, kara şövalye. Yönetimi alma. Devralma. Ele geçirme.

Takeoff weight : Kalkış ağırlığı.

İngilizce Takeout Türkçe anlamı, Takeout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Takeout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Packets : Bir yığın para. Sorun. Paketler. Yaralanma. Bohça. Ceza alma. Çıkın.

 

Clearances : Gümrük belgesi. Açma. Ödeme. Limandan ayrılma izni. Açıklık. Temizleme. Boşluk. Tasfiye satışı. Mevsim sonu satışı.

Cleanups : Büyük temizlik. Temizleme. Avanta. Vurgun. Temizlik. Temizle.

Combout : Ayıklama. Ayırma. Temizlik.

Packet : Çıkın. Deste. Bir yığın para. Yaralanma. Bohça. Paketlemek. Sorun. Ceza alma.

Pack : Ambalaj. Ambalajlamak. Valiz toplamak. Kütle. Bohça. Eşyalarını toplamak. Koruyucu bir madde ile doldurmak. Paketlemek. Dolgu yapma.

Take away : Götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Çalmak. Alıp götürmek. Kaldırmak. Dışarıya çıkarmak. Almak. Uzaklaştırmak. Çekmek (desteği). Ortadan kaldırmak.

Bidding : Buyurulan şey. Buyurma. Açık arttırma veya eksiltme ile yapılan ihalelerde kişilerin yaptıkları her bir yeni teklif. Emretme. Deklarasyon. Buyruk. Emredilen iş. Emir. Teklif verme.

Packeted : Sorun. Bir yığın para. Ceza alma. Çıkın. Deste. Paketlemek. Bohça.

Blueys : Bir deniz anası türü. Maden işçisi kıyafeti. Trafik bileti. Avustralya çoban köpeği. Ekipman. Ormanda yaşayan bir kimsenin kişisel eşyalarını koyduğu sarmalanmış battaniye (aslen mavi) (avustralya). £5. Kızıl saçlı kimse.

Takeout synonyms : dissolutions, elimination, fasciculus, adjustment, bluey, insolvencies, liquidatation, takeaways, package, packs, demobilisation, dissolution, insolvency, packeting, divestment, bid, parcel, packages, takeaway, clearance, liquidating, bundle, demobilizations, portable, demobilization.

Takeout zıt anlamlı kelimeler, Takeout kelime anlamı

Unportable : Taşınamaz.