Clearances türkçesi Clearances nedir
- Temizleme.
- Tasfiye satışı.
- Limandan ayrılma izni.
- Tasfiye.
- Ödeme.
- Açıklık.
- Açma.
- Gümrük belgesi.
- Boşluk.
- Mevsim sonu satışı.
Clearances ingilizcede ne demek, Clearances nerede nasıl kullanılır?
Clearance angle : Boşluk açısı. Boşluk açışı.
Clearance area distance : Ön komşu derinliği. Bir yapının, üzerine oturduğu yerbölümün önyüzü ile, yapının kendisinin önyüzü arasındaki en az uzaklık.
Clearance card : Çalışma belgesi. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen, işçinin çalıştığı işin çeşidini ve çalışma süresini gösteren belge. krş. bonservis.
Clearance fit : Sıkı geçme. Boşluklu geçme. Bol geçme.
Clearance sale : Kullanılmayan malların elden çıkartılması için yapılan satış. Tasfiye satışı. Bir tecim kuruluşunun batması, kapanması gibi nedenler üzerine sayışımların kesilmesi ve alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen oranlı tutarın verilmesi. Sürümü olmayan. İndirimli satış. Iskontolu satış. Mevsim sonu satışı. Arıtma. Seri sonu mallar.
Customs clearance : Gümrük formaliteleri. Gümrük işlemlerinin yapılması. Gümrük muayene belgesi. Gümrük müsaadesi. Gümrükleme. Gümrükten çekme. Gümrük muayenesi. Gümrükten geçirilmek istenen eşyanın, ilgilisi tarafından sözlü veya yazılı olarak yapılan bildirime uyup uymadığını kontrolü ve alınacak gümrük vergisinin saptanması için yapılan inceleme.
Bill of clearance : Gümrük izni.
Brake pedal clearance : Fren pedal boşluğu. Pedal boşluğu.
Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.
Effect clearance : Gümrük işlemleri yapmak.
İngilizce Clearances Türkçe anlamı, Clearances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Clearances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abysses : Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Tamu. Abis. Uçurum.
Blankest : Görüntüsüz (televizyon terimi). Açık. Feshetmek. Açık yer. İfadesiz. Çıkarmak. Şaşırmış. Anlamsız. Boş kağıt.
Headway : Tavan yüksekliği. Ana galeri. Yol alma. Gelişme. Sefer. Sefer aralığı. Yolculuk. İlerleme. Kemer yüksekliği. Gelişmek.
Cleansing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi. Arındırıcı. Temizleyici.
Adjustment : İntibak. Kendini alıştırma. Bireyin çevreyle olan ilişkisinde sorun yaratmayan denge durumu ya da bir bününü oluşturan öğelerin birbirine ya da baskın öğeye uygunluğu. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Uydurma. Ayar. Halletme. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Düzeltme. Uyum.
Disclosures : Patent hakkı bildirimi. İfşa. İfşaat. Ortaya çıkarma. Açığa vurma. Açığa çıkan şey.
Apertures : Aralık. Delik.
Inauguration : Göreve başlama. Açım. Resmen işe başlama. Açılış töreni. Açılış. Göreve başlama töreni. Resmen işe başlama töreni.
Openings : Açış. Açık yer. Fırsat. Açılış. Açılma. Açık alan. Eleman açığı. Kadro açığı.
Elimination : Bir maddenin biyoransformasyondan sonra vücut dışına atılması. Bertaraf etme. Bir kimyasal tepkimede iki tepken arasında ya da bir molekülün ayrı kesimlerinde görece yalın bir molekülün ortamdan giderilmesi. İtrah. Fizik, eskrim, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayırma. Eleme (yarışçıyı). Yoketme. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma.
Clearances synonyms : break, conciliation, power on, depurant, demobilization, interval, conciliations, selling off, cavern, liquidatation, degreasing, candors, divestment, liquidate, broadness, elbow room, cleaning, insolvency, clearance, certainties, abyss, clearance sale, consideration, room, demobilisation, disbursing, clarifying, aperture, inaugurations, decompression, ablution, black out, pay.

Bu kısımda Clearances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Clearances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Clearances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Clearances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.