Stakeouts türkçesi Stakeouts nedir

  • Polis incelemesi.
  • Polis gözetimi.

Stakeouts ingilizcede ne demek, Stakeouts nerede nasıl kullanılır?

Stakeout : Polis incelemesi. Polis gözetimi. Polis baskısı.

Stake a claim : Hak talebinde bulunmak. İddiayı desteklemek.

Stake in : Kontrol altında tutmak. Gözünü ayırmamak.

Stake net : Dalyan. Kazıklı balık ağı.

Stake off : Kazıklamak. Kazıklarla belirlemek. Sınırını belirlemek. Kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek.

Was burnt at the stake : Cezası infaz edildi. Canlı canlı yakıldı. Yakılarak öldürüldü.

Drive in a stake : Kazık çakmak.

Be at stake : Sorgulama konusu olmak. Söz konusu olmak. Tehlikede bulunmak. Kaybedilme riski taşımak. Riskli olmak. Riskte olmak. Tehlikede olmak.

At stake : Tehlikede. Sözkonusu veya mevzubahis. Değişime açık. Değişme açık. Risk altında. Kaybedilme tehlikesi olan.

Staked : Kazıklarla belirlemek. İspalyaya bağlamak. Kazığa bağlamak. Desteklemek. Tehlikeye atmak. Riske atmak. Bahis yapmak. Çıkar. Rest çekmek. Umudunu bağlamak.

İngilizce Stakeouts Türkçe anlamı, Stakeouts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stakeouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bid : Teklif. Teklifte bulunmak. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Para sürme. Davet. Elde etmeye çalışmak. İhale. Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel. Teklif vermek.

 

Surveillance : Gözetim. İzleme. Tarama. Gözetleme. Gözaltı. Teftiş. Düzenleme. Göz altında bulundurma. Sürveyans. Nezaret.

Bidding : Teklif verme. Teklif. Buyurma. Emredilen iş. Emretme. Emir. Buyurulan şey. Fiyat verme. Buyruk.

Stakeout : Polis baskısı.

Stakeouts zıt anlamlı kelimeler, Stakeouts kelime anlamı

Unportable : Taşınamaz.