Tally up türkçesi Tally up nedir

Tally up ile ilgili cümleler

English: It's totally up to you.
Turkish: Bu tamamen size kalmış.

Tally up ingilizcede ne demek, Tally up nerede nasıl kullanılır?

Tally : Çetele kağıdı. Sayıların yazıldığı kağıt. Çetele. Etiket. Saymak. Vira etmek. Uymak. Hesap. Çetelesini tutmak. Sundurma veya antrepoya boşaltılmadan, aracın üzerinde gümrük işlemlerinin yapılıp, gümrükten çekilen eşyanın mal sahiplerine teslim edilen miktarını gösteren belge.

Tally clerk : Yük kontrolörü. Puantör.

Tally ho : Saldır. Hücum. Haydi!. Aport!. Yallah! (av köpeğine). Haydi (av köpeğine).

Tally light : Alıcı yayına girdiğinde, alıcı yönetmenine bunu bildirmek, alıcı önünde bulunanları uyarmak amacıyla alıcıda yanan kırmızı ışık. Alıcı ışığı. Alıcının üstünde yer alan, yayında olan alıcıyı belirten kırmızı ışık. alıcının içinde yer alan, yandığında resim seçicinin bu alıcıya geçtiğini belirten ışık. İm ışığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tally man : Taksitle satış yapan kimse. Puantör.

İngilizce Tally up Türkçe anlamı, Tally up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tally up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Harmonising : Ahenk içinde çalmak. Uyum içinde. Uzlaştırmak. Uyumlaştırmak. (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize). Uymak. Bağdaştırıcı. (müzik terimi) ahenk yapma. Eşleşmek.

Accounted : Yakalamak (av). Avlamak. Gözüyle bakmak. Açıklamasını yapmak. Açıklamak.

Adapts : Adapte olmak. Alışmak. Uymak. Uyarlamak. İntibak ettirmek. Uyum sağlamak. Uyumlandırmak. Uymakalıntı yapmak. Aktarmak.

Concocted : Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Uyduruvermek. Hazırlamak. Tertip etmek. Kafadan atmak. Karıştırmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Birbirine karıştırarak hazırlamak. Yapmak.

Classing : Kategorize etmek. Sınıflandırmak.

Allow : Kabul etmek. Vermek. İmkan vermek. Müsaade etmek. Bırakmak. İtiraf etmek. İndirim yapmak. İzin vermek. Ayırmak. Hesaba katmak.

Account : Banka hesabı. Hikaye. İtibar. Hesaplaşma. Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Hesap verme. Hesap. Hesap görme. Açıklamak.

Count : Hesaba katmak. Sayı. Sayma. İddialar. Dava maddesi. Hesap. Kont. Kapsamak.

Hit it off : Anlaşmak. Samimi. Gül gibi geçinmek. İyi geçinmek. Uyuşmak. Arası iyi olmak. Kanı kaynamak. Birbirinin suyuna gitmek.

Gybe : Dokundurmak. Dalga geçme. Uyuşmak. Alay. Alay etmek. Yelkenleri savurmak. Taş atmak. Yelkenleri sallanmak. Dalga geçmek.

Tally up synonyms : assimilate, coin, accommodated, assumes, accommodate, adjust, calculates, assume, harmonise, attemper, accommodates, calculate, harmonised, considers, assimilates, jibe, count down, adjusts, attunes, adapt, consider, jibed, consist of, count in, jibes, jibing, adapting, classed, concoct, class, attune, go together.