Tanga nedir, Tanga ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Topuklu kadın ayakkabısı.

Tanga hakkında bilgiler

Don erkek ya da kadın iç giyiminde, cinsel uzuvların olduğu bölgeyi örtme ve koruma amaçlı olarak kullanılan iç çamaşırlarının tümünün ortak ismi. Don, belden aşağı bölmeyi kapatmak ve korumak amaçlı, beyaz veya renkli pamuklu kumaştan yapılmış bir tür iç giyim giysisidir. İki bacak arasından geçer ve arkadan ve önden bedeni kuşatarak bel bölgesinde birleşir. Kullanım rahatlığı ve terleme durumlarında sürekli açık alanda çalışmada çalışana kolaylık sağlayan, bol kesimli pamuklu dokuma ya da pamuklu kumaşlardan paçası diz kapağına kadar uzananlara paçalı don denir. Paçalı donlar, çağımızda daha çok kırsal kesimde, tarım işleriyle uğraşanlar ve yaşlı kadınlar tarafından kullanılmaktadır. Tarla, bağ ve bahçe işlerinde çalışılırken toprak üzerinde bulunan küçük parazitlerin (kene, pire, karınca vs) ve zehirli canlıların (yılan, akrep, örümcek vs) bacaktan yukarıya çıkmasını engellemek ve korunmak üzere paçası diz kısmında lastiklidir. Şort biçiminde iç giyimde kullanılan ve baldırlarda kalana ise genel olarak şort (boksır) ismi verilir. Şort (boxer/boksır) kadınlar ve erkekler tarafından da kullanılabilir. Her renk ve desende üretilebilmekle birlikte, dış giyimde kullanılan sportif ve gündelik genel dış giyimde kullanılan şortlardan, kullanılan kumaş biçimi, kesimi ve dikim yapısı olarak ayrılır.

 

Tanga anlamı, tanımı

Tangal : Oval (cisimler için). 2.Büyük başlı (insan için): Tangal Osman'ı gördün mü?. Keçi çanı

Tangala : Sincap.

Tangalhaş dönmek : Takla atmak.

Tangalhaş durmah : Baş ve eller üzerinde bacaklar yukarı durmak.

Tangaloğlu : Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Tangayaz : 1.Bulutsuz ve soğuk hava. 2.Yağmurdan sonra açan hava.

Tangayli : Serçeden büyük, serçeye benzer bir çeşit kuş.

Üretilebilmek : Üretilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Üretilebilme : Üretilebilmek işi.

Kırsal kesim : Kırsal alanda ağırlıklı olarak tarım ve tarıma dayalı üretimin yapıldığı kesim.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Engellemek : Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

Diz kapağı : Dizin diz kapağı kemiği ile kaplı bölümü.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Engelleme : Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

Açık alan : Şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı yer. Geniş, kapalı olmayan yer.

Gündelik : Gün hesabıyla veya her gün ödenen para, yevmiye. Her günkü, yevmi. Her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günlük iş.

 

Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.

Kapatmak : Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. Kapamak.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Diğer dillerde Tanesiz koçan anlamı nedir?

İngilizce'de Tanesiz koçan ne demek ? : cob