Tangents türkçesi Tangents nedir

Tangents ingilizcede ne demek, Tangents nerede nasıl kullanılır?

Cotangents : Eşteğetlik. Kotanjant. Cot fonksiyonu.

Tangent curve : Uzun dönem maliyet eğrisi. Teğet eğrisi. Uzun dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren ve firmanın geleceğe ilişkin kararlarında kullandığı ve her bir kısa dönem maliyet eğrisini alttan zarf gibi saran planlama eğrisi.

Tangent line : Teğet doğrusu.

Tangent plane : Teğet düzlemi. Teğet düzlem.

Tangent point : Teğet noktası. Tanjant noktası.

Inverse hyperbolic tangent : Ters tanjant hiperbolik. Argtanh fonksiyonu.

Go off at a tangent : Konudan konuya atlamak. Daldan dala konmak. Konudan sapmak. Konuyu saptırmak.

Arc tangent : Ark tanjant. Arctan fonksiyonu. Teğetlik yayı.

Be tangent to : -e teğet geçmek. Teğet geçmek. Teğet olmak.

Inverse tangent : Teğetlik yayı. Arctan fonksiyonu. Ark tanjant.

İngilizce Tangents Türkçe anlamı, Tangents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tangents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pole : Sırıklamak. Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Eksenucu. Sırıkla desteklemek. Bayrak direği. Bir gökcismi ekseninin eşlek düzlemine dikey olarak özekten geçip yuvarı deldiği varsayılan iki nokta; kuzey ve güney eksenucu. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri. Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk. Beş metrelik uzunluk. Ucay.

 

Tread : Basış. Ayak sesi. Çiftleşme (erkek kuş). Merdiven basamağının döşeme tahtası. Basmak. Ayakkabı tabanı. Arşınlamak. Dingil genişlği. Basamak yüzü. Ayakla ezmek.

Wiper arm : Silecek kolu. Cam silgi kolu. Silici lastiği taşıyan kol.

Conjunction : Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Bağlaç. Rastlantı. Aynı zamanda yer alma. Birleşme. Söz içinde birden çok kelimeyi kelime grubunu veya cümleyi birbirine bağlayarak aralarında çeşitli yönlerden ilgiler kuran görevli kelimeler. bazı bağlaçlar, bağladıkları ögelerden önce veya sonra tekrarlanarak da kulanılırlar: ile, ve, de, hem… hem, ne… ne, de… de, gerek… gerekse, olsun… olsun; ya, yahut, ya da, veya, ya…ya, mi…mi, ister…ister, ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, bununla birlikte, şu var ki, yine de, bir…bir, kimi…kimi, bazen…bazen, kah…kah…, hatta, bile, üstelik yani, demek ki, böyle ki, başka bir deyimle; ki, kim; gerçekten, nitekim, halbuki, oysa; çünkü, zira; buna göre, bundan dolayı, bu sebeple, bunun üzerine bunun için öyleyse; ta ki, diye; eğer, şayet, yoksa, illa, o takdirde; aksi halde vb. örnekler: biz de güçsüzüz ama iyimseriz (kemal tahir, yol ayrımı, s. 235). arkası bana dönük olduğu için göremem ama budala gülme hep dudağındadır. (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 2, s. 232) ya devlet başa ya kuzgun leşe. anlayışlı fakat hazırlıksız bir kimse. hem kel hem fodul. ya anlat yahut da yazılı olarak getir. demek ki, senin anlattığın kadarından da fazlaymış. teşrinler geldi, lüfer mevsimi başlayacak yahut nisandayız. boğaz sırtlarında erguvanlar açmıştır, diye düşünmek, yaşadığımız anı efsaneleştirmeye yetişir. (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 145). “ne bir ayak sesi hanın boş, loş, sessiz, ölü sofalarında gezindi, ne de bir kapı gıcırtısı duydum” (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 181). zengin mi fakir mi bilmiyorum o mu yoksa öteki mi gelecek “on yedisinde ya var, ya yoktu”. (y. kemal, ortadirek, s. 358). Konjonksiyon. Birlik. Tesadüf. Birlikte.

 

Straight line : Doğru hat. Düz çizgi. Doğru. Düz doğru. Düz çizgili.

Junction : Buat. Bağlama. Kesişim noktası. Dörtyol ağzı. Birleşme yeri. Bağlantı noktası. Birleştirme. Ağız. Eklem. Kıvrımların ya da kıvrım dizgelerinin birleştiği yer.

Wiper : Silecek. Perdahlayıcı. Tokat. Temizlik malzemesi. Kazıma aleti. Dalga geçme. Kontak kolu. Silici. Cam sileceği. Sille.

Short circuit : Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kontak. Kısa çevrim. Kısa devre yapmak. Bir elektrik çevriminde, akımın kısa yoldan kapanarak çevrimin bir bölüğünün dışta kalması. Kısa devre. Kısa akım. Elektrik direnci sıfır olduğunda bir akımın istenilmeyen biçimde kesilmesi.

Tangency : Değme. Teğet geçme. Tanjantlık. Dokunma.

Electrical contact : Elektrik kontağı. Elektrik bağlantısı.

Tangents synonyms : p n junction, contact arm, sound bow, breaker point, distributor point, contact, tangential, point, tangent, tangencies, terminal, short.

Tangents zıt anlamlı kelimeler, Tangents kelime anlamı

Curve : Eğri. Kıvırmak. Kıvrılmak. Bükmek. Eğmeç. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğilmek. Kavis. Eğmek. Dönemeç.