Tariff in force türkçesi Tariff in force nedir

  • Yürürlükte bulunan gümrük bildirmeliği ya da belli bir mala ilişkin gümrük vergisi oranı.
  • Yürürlükteki bildirmelik.
  • Gümrük alanında kullanılır.

Tariff in force ingilizcede ne demek, Tariff in force nerede nasıl kullanılır?

Tariff : Vergi (ithalat veya ihracat üzerine konulan). Bildirmelik. Tarif. Tarife (otel veya motel veya pansiyon için). Gümrük vergisi. Vergilendirmek. İhracat ithalat vergisi. Fiyat listesi. Gümrük. Tarife.

In : Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Halinde. İçeri. Olarak. Dahili. Çok moda olan. İç. İçine. Mevsimi gelmiş.

Force : Zorlama. Yükseltmek (fiyat). Serada yetiştirmek. Mecbur etmek. Çabuklaştırmak. Cebir. Turfanda yetiştirmek. Güç. İcbar etmek. Sıkıştırmak.

In force : Yürürlükte bulunan. Büyük kuvvetlerle. Tam kuvvetle. Geçerli. Tüm gücüyle. Cari. Yürürlükte. Bütün gücüyle. Geçer.

Be in force : Hükmü olmak. Yürürlükte bulunmak. Yürürlükte olmak.

Enter in force : Yürürlüğe girmek. Meriyete girmek.

Reconnaissance in force : Büyük kuvvetle hücum. Cebri keşif.

Be out in force : Tüm güçleriyle orada olmak. Tam kadro bulunmak veya gelmek. Hepsi veya tümüyle orada olmak.

İngilizce Tariff in force Türkçe anlamı, Tariff in force eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tariff in force ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Boarding and search of aircrafth : Hava taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi.

Coasting traffic : Kabotaj. Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj).

Clearence for home use : Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması. Yurda sokma.

Brussels nomenclature : Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge. Brüksel mal bölümleme çizelgesi.

Composite duties : Karma vergi. Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi.

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Ad valorem basis : Değer esası. Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer ilkesi.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Boarding and search of ships : Deniz taşıtların kontrolü. Deniz taşıtlarının kontrolü. Deniz taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler.

 

Approved routes : Gümrük yolları. Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları.

Tariff in force synonyms : aircraft cargo manifeste, ad valorem duties, autonomous rate of duty, clearance through customs, commin external tariff, ceiling bond.