Tattletale türkçesi Tattletale nedir
- Dedikoducu.
- Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse.
- Boşboğaz.
- İspiyoncu.
- Gammaz.
Tattletale ingilizcede ne demek, Tattletale nerede nasıl kullanılır?
Tattletale gray : Kirli beyaz.
Tattletale grey : Kirli beyaz.
Tattletales : Gammaz. İspiyoncu. Dedikoducu. Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse. Boşboğaz.
Latest tittle tattle : Son dedikodu. En son dedikodu. En yeni söylentiler.
Tittle tattle : Dedikodu. Dedikoducu. Gammazlık.
Tattle : Fitlemek. Gammazlamak. Boşboğazlık. Gevezelik etmek. Dedikodu yapmak. Gevezelik. Geveze. Ağzından kaçırmak. Dedikodu. Boşboğazlık etmek.
Tattler : Dedikoducu. Geveze. Dedikoducu kimse. Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse. Gammaz. Boşboğaz.
Tattlers : Boşboğaz. Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse. Dedikoducu. Geveze. Gammaz.
Tattled : Boşboğazlık. Gevezelik etmek. Geveze. Ağzından kaçırmak. Dedikodu. Gevezelik. Fitlemek. Dedikodu yapmak. Gammazlamak. Boşboğazlık etmek.
Tattles : Geveze. Gammazlamak. Gevezelik etmek. Dedikodu yapmak. Fitlemek. Gevezelik. Dedikodu. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık.
İngilizce Tattletale Türkçe anlamı, Tattletale eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tattletale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Titular : Hak olarak elde tutulan. Yalnızca ünvanı olan kimse. Adı var kendisi yok. Ünvandan ibaret olan. Yalnız unvandan ibaret. Lakaba ait. İtibari. İsmi var cismi yok. Sadece unvanı olan.
Informers : Muhbirler. Muhbir. İhbarcı. Müzevir.
Informants : Bilgi veren kimse. Haber veren. Haber kaynağı. Denek. İhbarcı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Muhbir. Haber veya bilgi veren kimse. İtirafçı.
Blabbermouth : Geveze. Konuşkan. Çok konuşan.
Informant : Haber kaynağı. Bilgi veren kimse. İhbarcı. Haber veren. İletmen. Bilgi veren. İtirafçı. Haber veya bilgi veren kimse. Denek.
Fink : Muhbir. Sevilmeyen kimse. Alçak kimse. Grev kırıcı işçi. Gammazcı. Polis ajanı. Ajan.
Whistle blower : Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse. Muhbir.
Babbler : Çenesi düşük. Ötleğen (argo terim). Lafebesi. Çenesi kuvvetli. Çalçene. Geveze kimse. Boşboğaz (argo terim). Geveze.
Gossipmonger : Dedikodu yayan kimse. Ayaklı gazete.
Tattletale synonyms : rumourmonger, tattletales, whistleblower, back biter, taleteller, titulars, rumormonger, snitcher, peddlers, newsmonger, gossip, dime dropper, pedlar, narcs, narc, blatherskite, babblers, quidnunc, denunciator, snitchers, chatterbox, finks, blabs, gossiper, canary, rats, telltales, blabbermouthed, blabby, telltale, dobber, blab, backbiters.

Bu kısımda Tattletale kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tattletale ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tattletale anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tattletale ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.