Tatu nedir, Tatu ne demek
Tatu; Gösteri, Tiyatro, İsim alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Pas.
Tiyatro'daki anlamı:
Karagöz oyunu oynatılan kahvelere verilen ad.
Tatu isminin anlamı, Tatu ne demek:
Barış, sulh. Tatu ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Teknik terim anlamı:
(Argo) Gölge oyununun oynatıldığı kahvelere verilen ad.
Dadı.
Tatu kısaca anlamı, tanımı
Dokuz kemerli tatu : (Eş anlamlısı: peba, Dasypus novemcinctus) Dişsizler (Edentata) takımının kemerli-hayvanlar (Dasypodidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 30 kuyruğu 25 cm. Hareket edebilen 9 kemeri vardır. Güney Amerikanın sık ormanlarında karınca yuvalarının altına kazdığı inlerde yaşar
Tatucu : (Argo) Gölge oyunu ustalarının kahvelerine verilen ad. Karagözcülerin kahveciye verdikleri ad.
Tatugiller : [Bakınız: kemerli hayvangiller]. [Bakınız: kemerli-hayvangiller].
Tatuh : Kadının üreme organı.
Tatul : Pençe.
Tatuli : El.
Tatuşağı : Tunceli ili, Ovacık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Üç kemerli tatu : Dişsizler (Edentata) takımının, kemerli hayvangiller (Dasypodidae) familyasından, Güney Amerika'da yaşayan bir memeli türü. Armadilyo. (karşılık: armadilyo, Tolypeutes tricinctus), Dişsizler (Edentata) takımının kemerli-hayvangiller (Dasypodidae) familyasından bir memeli türü. Güney Amerikada yaşar.
Tatula : Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki, şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium).
Karagöz oyunu : Güneydeki Türkmen oymaklarında, düğünlerde oynatılan bir -kukla oyunu. Yüzüne örtü örterek arkası üstü yere yatan kuklacı, bir eline bir kadın, öbür eline bir erkek kukla alır, dizine de büyücek bir çömçe gelin bağlar. Bu dizdeki büyük kukla adamın elindeki kuklaların sevişmelerine engel olur.
Gölge oyunu : Geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanılarak oynatılan oyun.
Karagöz : İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Gölge : Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.
Barış : Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.
Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
Sulh : Barış.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Dadı : Evlerde çocuğa bakan kimse, daye.
Diğer dillerde Tatlı su yengeci anlamı nedir?
İngilizce'de Tatlı su yengeci ne demek ? : freshwater crab

Bu kısımda Tatu nedir? Tatu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tatu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tatu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.