Tavern türkçesi Tavern nedir

Tavern ile ilgili cümleler

English: He would often go to that tavern.
Turkish: O, çoğunlukla o tavernaya giderdi.

English: Since Tom's Tavern has started offering a delivery service too, it has been flooded with phone calls.
Turkish: Tom'un tavernası da bir teslimat hizmeti sunmaya başladığından beri taverna telefon görüşmeleriyle dolup taşıyor.

Tavern ingilizcede ne demek, Tavern nerede nasıl kullanılır?

Taverna : Çalgılı meyhane.

Tavernas : Çalgılı meyhane.

Taverner : Tavernacı. Gazinocu.

Taverners : Gazinocu. Tavernacı.

Taverning : Bar. Taverna. Meyhane. Han.

Octaves : Sekizli. Oktav. İkikat. İkıkat. Yortu sonrası sekiz günlük dönem.

Octave device : Sekizli yöntem. İlk kez ranganathan tarafından iki nokta sınıflama yönteminde ileri sürülen ve arap rakamlarının onlu karakterini sonsuz genişletme olanağı sağlayan yöntem. (bu yöntemde 1*den 8'e kadar olan rakamlar aynen kullanılmakta, 9 daima bir yardımcı rakamla birlikte ele alınmaktadır. örneğin 1,2,3.4,5,6, 7,8,91,92,93,94,95,96,97,98,991,992... gibi.).

Taverns : Han. Taverna. Meyhane. Bar.

Half an octave : Dört ton daha yüksek veya verilen tondan daha düşük. Yarım oktav.

Octave : Yalnız dürtücü ve delici kılıçlarda, gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz aşağıya doğru eğik, savut tutan el dışta ve altıncı çelgi yerinde, tırnaklar yukarı dönüktür.). Yortu sonrası sekiz günlük dönem. İkıkat. İkikat. Sekizli. Oktav. Gitar, eskrim alanlarında kullanılır. Sekizinci çelgi. Biri diğerinin iki katı değerde frekansa sahip olan ve aynı ismi alan iki ses arasındaki 12 yarım seslik mesafe.

 

İngilizce Tavern Türkçe anlamı, Tavern eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tavern ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nightclubs : Gece kulübü. Gece klübü.

Pothouse : Ucuz meyhane. Tımarhane.

Alehouses : Birahane.

Public house : Umuma açık eğlence mekanları. Birahane. Pab. İngiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina. Umuma açık yerler. İçkili mekan. Pub.

Auberges : Konaklama yeri. Lokanta. Fransız hanlarına verilen isim. (fransızca) konaklama yeri. Hostel. Pansiyon.

Khan : Hakan. Kaan. Yol üstü konaklama yeri. Emir. Orta asya'da hükümdar veya rütbeli adam. Kervansaray. Ortaçağda moğol veya türk hükümdar. Kağan.

Chams : Vietnam ve kamboçya'da yaşayan etnik bir grup. Çam.

Building : Dikinti. Yapma. İnşa. Bir yapının yapılması eylemi. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Yapım. Bina. Apartman. Yapı. İnşaat.

Alehouse : Birahane.

Tavern synonyms : beer garden, tap house, groggery, hostel, dram shop, bistros, rest house, inns, bar, bistro, taphouses, hostels, khans, boozers, barrel house, gin mill, inn, grogshop, rathskeller, cafes, saloon, cantinas, caravanserai, bucket shop, lodging, cabaret, cham, shebeen, cafe, pub, cabarets, ale house, dramshop.

 

Tavern ingilizce tanımı, definition of Tavern

Tavern kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inn. Especially, in modern times, a public house licensed to sell liquor in small quantities. A hotel. A public house where travelers and other transient guests are accomodated with rooms and meals.