Taxon türkçesi Taxon nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Belli bir kategori içine sokulabilecek ve ad bakımından ayrı olmaya hak kazanmaya yetecek kadar farklı olan taksonomik kategori.
- Sınıf.
- Cins grubu.
- Takson.
- Cins kategorisi.
Taxon ingilizcede ne demek, Taxon nerede nasıl kullanılır?
Taxonometriy : Taksonometri. Fenotipik benzerliklerine ve farklılıklarına göre organizmaların kantitatif olarak sınıflandırılması.
Taxonometry : Taksonometri. Fenotipik benzerliklerine ve farklılıklarına göre organizmaların kantitatif olarak sınıflandırılması.
Taxonomic : Cinsine göre tasniflenmiş. Sınıflandırmacı. Sınıflamacı. Taksonomik.
Taxonomic definition : Başlangıçta dizgeli dirimbilimde başvurulan, bitki ve hayvan türlerini adlandırıp betimleyerek bölütlere ayırmaya yarayan kümeleyici ya da türsel tanımlama yaklaşımı. Bölütleyici tanımlama.
Taxonomic group : Cins kategorisi. Taksonomik grup. Cins grubu.
Cytotaxonomy : Sitotaksonomi. Kromozom sayısı ve yapısına göre yapılan sınıflandırma.
Taxonomically : Taksonomik olarak. Cinsine göre. Sınıflandırarak. Taksonomi yaparak.
Taxonomies : Sınıflama. Aşamalı sınıflandırma. Sınıflandırma. Cinsine göre tasnif. Türüne göre sınıflandırma. Organizmaları sınıflandırma bilimi. Taksinomi. Taksonomi.
Taxonomy : Sınıflama. Canlıların sınıflandırılması; bu sınıflandırmada kullanılan kural ve prensipler. Organizmaları sınıflandırma bilimi. Taksinomi. Canlıların çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılmasıyla bu sınıflandırmada kullanılan kural ve prensipler. Cinsine göre tasnif. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organizmaların aralarındaki ilişkiler dikkate alınarak belirli kategorilere (taxa) ayrılarak uygun ve gerçek adlar verilmek suretiyle sırasıyla sınıflandırılması. Sınıflandırma ilmi. Taksonomi.
Taxonomists : Taksonomi uzmanı. Taksonomi sınıflandırma bilgisine sahip kişi.
İngilizce Taxon Türkçe anlamı, Taxon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Taxon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Order : Ada yazılı. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Emretmek. Basamak. Tertiplemek. Asayiş. Sıraya koymak. Çeşit. Usul. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Variety : Değişiklik. Tür. Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişiklendirme, çeşitlendirme. Farklılık. Şov. Cins. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. Çeşit.
Form : Kurmak. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Geliştirmek. Biçim. Şekil vermek. Şekil almak. Yapmak. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Davayı gören yargılık. Biçimlendirmek.
Estate : Bir özel ya da tüzel kişinin iyeliğindeki taşınmaz. Ölen kimseden kalan mal varlığı. Tabaka. Hal. Emlak. Yurtluk. Malikane. Konak. Gayrimenkul. Durağan mal, kalıt, bırakıt gibi para ile ölçülebilen hak ve borçların tümü.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Subspecies : Türlerin bir alt kısmı. Alttür. Altcins. Tür. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Varyete. Türaltı. Astür. Alt tür. Alt-tür.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Type : Daktiloyla yazmak. Tip. Kişileştirme işleminde genel olarak ele alınan oyun kişisi. seyirci tarafından özellikleri bilinen ve kavramları getiren derinliği olmayan oyun kişisi. hiçbir ruhsal gelişimi yoktur. davranışlarıyla anlaşılır ve her oyunda aynı yolda hareket eder. örnek : kavuklu, pişekar, pantalone, arlekino, vb. İdeal örnek. Cins. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Yazmak. Matbaa harfi. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Daktilo kullanmak.
Branch : Ajans. Dallanmak. Ayırmak. Şube. Dal. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Branş. Yayılmak.
Taxon synonyms : group amentiferae, amentiferae, group centrospermae, taxonomic category, group pteridospermaphyta, omomyid, adapid group, pteridospermae, superphylum, biological group, var., centrospermae, omomyid group, adapid, group pteridospermae, phycomycetes group, subkingdom, pteridospermaphyta, abramis zone, tribe, family, denominations, superclass, suborder, a cell, race, phycomycetes, castes, a cells, abambulacral area, kingdom, estates, abo blood groups system.

Bu kısımda Taxon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Taxon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Taxon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Taxon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.