Teaching machine türkçesi Teaching machine nedir

  • Öğretici araç.
  • Öğrenciye, bir öğretmenin yardımı olmaksızın, soru-yanıt yöntemine göre kendi kendine öğrenme olanağı sağlayan mekanik aygıt. bir program sunan herhangi bir aygıta verilen ad.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Öğretim makinesi.

Teaching machine ingilizcede ne demek, Teaching machine nerede nasıl kullanılır?

Teaching : Tedris. Talim. Ders. Öğreti. Telkin. Öğretim. Öğretmenlik. Öğretme. İlke.

Machine : Mekanizma. Politika çarkı. İşleteç. Makine ile işlemek. Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makine ile biçim vermek. Öndürmek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Makine ile yapmak veya şekil vermek.

Teaching aids : Öğretim araçları.

Teaching assistant : Öğretim görevlisi. Öğretim asistanı.

Teaching center : Öğretim merkezi. Birbirine çok yakın yerleşme yerleri ile ulaşım koşullarının elverişli olduğu birden çok mahalle ve benzeri küçük yerlerdeki çocuklara ilköğretim olanağının sağlandığı merkez, bk. gezici öğretmenlik bölgesi.

 

Teaching fellow : Öğretim üyesi.

İngilizce Teaching machine Türkçe anlamı, Teaching machine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teaching machine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Achievement tests : Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Abulia : Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstenç yitimi. İrade kaybı. İrade yitimi. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. Abulya. Kayıtsızlık.

 

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Teaching machine synonyms : academic preparation, accustoming, academy, academic year, academy of economic and commercial sciences, abnormal child.