Teat fistula türkçesi Teat fistula nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süt fistülü.
  • Meme başı fistülü.

Teat fistula ingilizcede ne demek, Teat fistula nerede nasıl kullanılır?

Teat : Her meme lobunun en uç kısmında bulunan, meme başı kanalıyla dış ortama açılan sağım ve emzirmenin gerçekleştiği bölüm, papilla mamma. Emcik. Meme ucu. Biberon emziği. Meme. Meme başı. Emzik.

Fistula : İki epitelyal yüzey arasında oluşan anormal kanal. Doğuştan veya sonradan oluşan,bir organdandiğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, normal dışı tüp benzeri geçiş veya kanal. Çıban. Fistül. Akınak. Akarca. Deri yüzeyi ile vücut boşlukları arasında oluşan anormal kanal. Fistül (medikal tıp terimi).

Teat catheter : Meme sondası. Meme başı kanalı veya deliğinin kısmen veya tamamen tıkalı olduğu durumlarda ve meme başı operasyonları sonrası memedeki sütün boşaltılması veya meme başı kanalı ve deliğindeki küçük çaplı üremeleri gidermek için kullanılan sonda.

Teat cup : Meme başlığı. Sağım makinelerinde sütü memeden emmek için meme başlarına birer tane takılan, sütü sağım pençesi denen kısma yollayan kısım, meme başlığı. Sağım başlığı.

Teat curette : Meme küreti. Meme başı kanalındaki üremeleri kazımak için kullanılan küret.

 

Teat dilators : By kanül. Meme başı operasyonları sonrası ve meme başı kanalı tıkanıklıklarının tedavisi sırasında kullanılan plastik, elastiki meme sondası.

İngilizce Teat fistula Türkçe anlamı, Teat fistula eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teat fistula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Teat fistula synonyms : a band, abdomen, abdominal distention, abdominal ovariectomy, milk fistula, abdominal palpation, a clay.