Technological education türkçesi Technological education nedir

  • Kuramsal yönden gelişme yerine ilkelerin uygulanışına önem veren eğitim.
  • Teknolojik eğitim.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Technological education ingilizcede ne demek, Technological education nerede nasıl kullanılır?

Technological : Teknolojik. Uygulayımsal.

Education : Pedagoji. Öğretim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğitim. Eğitim ve öğretim. Öğrenim. Tahsil. Yetiştirme. Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci. Eğitme.

Technological breakthrough : Büyük bir teknolojik buluş. Büyük bir teknolojik yenilik.

Technological capital output ratio : Teknolojik sermaye-hasıla oranı. Yatırım projesinin tamamlandığı ve üretime geçildiği durumda geçerli olan sermaye-hasıla oranı.

Technological change : Teknolojik değişme.

Technological dependance : Bir ülkenin üretim sürecinde kullandığı teknolojileri kendisi üretemeyip, sürekli dışalım yoluyla sağlaması durumu. Teknolojik bağımlılık.

İngilizce Technological education Türkçe anlamı, Technological education eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Technological education ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl.

 

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Abulia : Abulya. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İrade kaybı. İstem yitimi. Abuli. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Ülfet. Alıştırmak. Yetiştirim.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

 

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Technological education synonyms : achromatopsia, academy of economic and commercial sciences, academy, academic preparation, abnormal child, achievement age.