Telecommuting türkçesi Telecommuting nedir

  • Teleçalışma.
  • Uzaktan çalışma.
  • Evden çalışma (ofise uzaktan bağlanarak).
  • Evde çalışma.
  • Tele-çalışma.
  • Teleçalışına.

Telecommuting ingilizcede ne demek, Telecommuting nerede nasıl kullanılır?

Telecommute : Evden çalışmak.

Telecommuter : İşini evinden takip eden çalışan.

Telecommunicate : Haberleşmek.

Telecommunication : Radyo ya da telefon bağlantısı aracılığıyla birbirinden uzak noktalar arasında bilgi gönderiminin sağlanması. Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer). Teleiletişim. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Irakiletişim. Telekomünikasyon. Uziletişim. Haberleşme.

Telecommunication network : Uziletişim ağı. Telekomünikasyon şebekesi.

Telecommunications : Uziletişim. Telekomünikasyon. Telekomunikasyon. İletişim.

International telecommunication union : Itu. Uluslararası telekomünikasyon birliği. Hükümetlerin ve özel sektörün global telekom ağları ve hizmetlerini bünyesinde koordine ettikleri uluslararası organizasyon.

Telecommunication system : Haberleşme sistemi.

Telecommunication satellite : Uydu. Uziletişim uydusu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Telekomünikasyon uydusu. İnsanlarca yapılarak bir gökcismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen ve dolanması sağlanan uzay aracı, yapma uydu. yapma uydunun iletişimde, ırakiletişimde kullanılan çeşidi, iletişim uydusu. iletişim uydusunun televizyon yayınlarında da kullanılabilen çeşidi, televizyon uydusu.

 

Basic telecommunication access method : Temel uziletişim erişim yöntemi. Temel uzaktan iletişim erişim yöntemi.

İngilizce Telecommuting Türkçe anlamı, Telecommuting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telecommuting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Homework : Okul saatları dışında öğrencinin evinde yapması ya da bitirmesi istenilen ödevlere verilen genel ad. Ödev. Ev ödevi. Evde yapılmak üzere verilen iş.

Work : İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Mayalanmak. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Çalışmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Koparmak (para). Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Oynamak. Çabalamak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek.

Teleworking : Evden çalışma.

Employment : Memuriyet. Çalıştırma. İşe alma. Uğraş. İş. Çalışma. İstihdam. Görev. Görevlendirme. Meşguliyet.