Homework türkçesi Homework nedir

  • Evde yapılmak üzere verilen iş.
  • Evde çalışma.
  • Okul saatları dışında öğrencinin evinde yapması ya da bitirmesi istenilen ödevlere verilen genel ad.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ev ödevi.
  • Ödev.

Homework ile ilgili cümleler

English: After all, you had homework to prepare.
Turkish: Ayrıca hazırlayacak ev ödevin vardı.

English: Alessia's homework are very difficult.
Turkish: Alessia'nın ödevi çok zordu.

English: Ali asked me if I had finished my homework yet.
Turkish: Ali bana ev ödevimi henüz bitirip bitirmediğimi sordu.

English: Ali did his homework by himself.
Turkish: Ali ev ödevini tek başına yaptı.

English: Ali asked me to do his homework for him.
Turkish: Ali ödevini onun için yapmamı istedi.

Homework ingilizcede ne demek, Homework nerede nasıl kullanılır?

Did his homework : Ev ödevini yaptı. Evde yapılacak bir proje olan okul ödevini tamamladı.

Homeworker : Evde çalışan. Evde çalışmak üzere istihdam edilen kimse (bir fabrika veya başkaca bir işyeri aksine). Gündelikçi.

Homeward : Yurda doğru. Bkz.homewards. Eve doğru giden. Eve doğru olan. Eve doğru.

Homeward bound : Eve doğru. Ev yönünde. Evine dönen. Yurda geri gelmekte olan. Memleket yolunda.

Homewards : Yurda doğru. Eve. Eve doğru.

Home banking : Ev bankacılığı. Evden bankacılık. İnternet bankacılığı. Bankacılık hizmetlerinin televizyon veya bilgisayar aracılığıyla yerine getirilmesi.

 

Home automation : Ev otomasyonu. Evde daha rahat ve konforlu bir ortam yaratmak amacıyla robotların ve bilgisayar teknolojisinin ev aletleri ve donanımına uygulanması. Ev aletleri otomasyonu.

Home bill : Dahili senet.

Home brew : Evde yapılan içki. Ev yapımı alkol. Kaçak içki. Yasadışı alkol.

Home appliance : Beyazeşya.

İngilizce Homework Türkçe anlamı, Homework eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homework ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teleworking : Evden çalışma. Uzaktan çalışma.

Prep : Hazırlık okulu. Derse hazırlanma. Hazırlık öğrencisi. Deneme koşusu. Ev ödevi (ingiliz ingilizcesi). Hazırlık öğrencisi (üniv.). Hazırlayıcı. Hazırlanmak. Ders çalışma.

Billet : Kütük. Baraka. Vazife. Konaklatmak. Konaklama yeri. Konak yeri. Kışla. Çelik çubuk. Pusula.

Pedagogy : Eğitim bilimi. Eğitimbilim. Eğitbilim. Pedagoji. Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı.

Incumbencies : Görev. Yükümlülük. Memuriyet. Memuriyet dönemi. Vazife. Görev süresi. Zorunluluk.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ülfet. Ünsiyet.

Telecommuting : Evden çalışma (ofise uzaktan bağlanarak). Teleçalışına. Teleçalışma. Tele-çalışma. Uzaktan çalışma.

 

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Homework synonyms : educational activity, school assignment, instruction, duty, achromatopsia, preps, assignement, teaching, abstract intelligence, billets, assignment, academy, duties, abulia, obligations, active school, abstract reasoning, schoolwork, academic preparation, achievement age, a priori knowledge, preparation, obligation, abnormal child, education, coursework, academy of economic and commercial sciences, assignments, ability group, classwork, didactics, incumbency, academic year.