Tell me türkçesi Tell me nedir

  • Anlatsana.

Tell me ile ilgili cümleler

English: Ali can tell me all the details later.
Turkish: Ali daha sonra bana bütün ayrıntıları söyleyebilir.

English: Ali called to tell me he'd been in a traffic accident.
Turkish: Ali bir trafik kazası geçirdiğini söylemek için beni aradı.

English: Ali can tell me about it later.
Turkish: Ali bana bundan daha sonra bahsedebilir.

English: "Have you ever been told that you look like Moustapha Cruise?" "Ah, people tell me that sometimes, but I don't think we look alike at all myself."
Turkish: Hiç Mustafa Cruise'a benzediğin söylendi mi? " " Ah, insanlar bazen onu bana söylüyor, ama bizim kendimize benzediğimizi sanmıyorum."

English: Ali called to tell me he'd be late.
Turkish: Ali beni geç kalacağını söylemek için aradı.

Tell me ingilizcede ne demek, Tell me nerede nasıl kullanılır?

Tell : Göze çarpmak. Seçmek. Etkili olmak. Ayırt etmek. Tahmin etmek. Anlamak. Bildirmek. Yaymak. Haber vermek. Keşfetmek.

Me : Mi. Beni. Ençoklaştırılmış entropi ilkesi. Me. Bana. Ben. Abd'nin doğusunda bir eyalet.

Tell me about : Bilgi istediğim konu. Bana anlat.

Tell me about it : Bunu bir de bana sor sen. Bir de bana sor. Bunu bana mı söylüyorsun. Bana mı anlatıyorsun. Bilmez miyim!. Anlat bakalım.

Tell me how : Nasıl olduğunu anlat.

Tell a fib : Yalan söylemek. Atmak. Uydurmak.