Tendinous türkçesi Tendinous nedir
Tendinous ingilizcede ne demek, Tendinous nerede nasıl kullanılır?
Tendinous synovitis : Tendinöz sinovitis. Tendo kılıfı yangısı.
Tendinocyte : Tendolarda lifleri ve esas maddeyi oluşturan uzamış biçimli hücre. Tendinosit.
Tending : Bakmak. Yatkın olmak. Gözetmek. Hizmet etmek. Yüz tutmak. Yönelmek. Çalmak (yeşile vb.). Yönelme. Eğilimi olmak.
Tendinitis : Tenozit. Tendo yangısı. Tendoların ve tendo-kas bağlantılarının değişik nedenlere ilgili olarak yaralanması veya enfekte olması sonucu yangılanması, tendinitis, tendonitis, tenonitis, hlk. intişar. Tendon iltihabı. Tendinitis. Tendinit.
Centrum tendineum : Kirişsel merkez. Diyaframanın merkezi olarak yer alan kirişsel kısmı, sentrum tendineum. Sentrum tendineum.
Chordae tendineae : Kalpte karıncıkların sistolü sırasında atriyoventriküler kapakların kulakçığa dönmesini engelleyen, atriyoventriküler kapaklarla papillar kaslara bağlanan kirişsel iplikler. Korda tendinea.
Chorda tendinea : Korda tendinea.
Bursa calcanea subtendinea : M. flexor digitalis pedis superficialis'in kirişi ile tuber calcanei arasında bulunan boşluk. Bursa kalkanea subtendinea.
Intending : Niyetli.
Contending : Rekabet etmek. Çekişen. Yarışmak. İleri sürmek. Savaşmak. İddia etmek. Çarpışan. Uğraşmak. Çekişmek. Tartışmak.
İngilizce Tendinous Türkçe anlamı, Tendinous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tendinous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beam : Parlamak. Işımak. Yayılmak. Işık saçmak. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı. Saçmak (ışık). Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Işın. Gözleri parlamak.
Bowstring : İple boğmak. Çile. İple boğarak öldürmek. Yay kirişi.
Chording : Nüans. Ton. Çalgı teli. Duygu. His. Tel. Kanat genişliği. Kord.
Catguts : Kiriş (çalgı). Ameliyat ipliği. Hayvan bağırsağından yapılmış tel (çalgı). Katgüt. Bağırsak kirişi. Çalgı teli.
Naggy : Alıngan. Rahatsız olmuş. Huysuz.
Crankiest : Gevşek. Ters. Çabuk öfkelenen. Laçka. Çabuk sinirlenen. Huysuz. Eksantrik. Sinirli. Alıngan.
Crossbeams : Çapraz kiriş. Kuşak kirişi inşaat. Enine kiriş. Bağlama. En kirişi. Kuşak kirişi (inşaat).
Girders : Taban. Kirişler.
Irritable : Hırçın. Alıngan. Sinirli. Barut gibi. Titiz. Aşırı hassas. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Çabuk sinirlenen. Tahriş olan.
Feistiest : Heyecanlı. Agresif. Cesur. Enerjik.
Tendinous synonyms : feisty, crustier, chorda, catgut, crusty, hot blooded, crustiest, chords, feistier, beamed, girder, jittery, high strung, bracing, sinewy, fractious, crankier, sinewed, chord, crossbeam, choleric, cranky, catling, bowstrings, gut.
Tendinous ingilizce tanımı, definition of Tendinous
Tendinous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of the nature of tendon. Pertaining to a tendon.

Bu kısımda Tendinous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tendinous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tendinous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tendinous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.