Tenrecs türkçesi Tenrecs nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Tanrekgiller.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, derileri diken, sert kıl ve saçlarla örtülü, kuyrukları körelmiş türleri olan bir familya.

Tenrecs ingilizcede ne demek, Tenrecs nerede nasıl kullanılır?

Common tenrec : Böcekçiller (ınsectivora) takımının, tanrekgiller (centedidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, postu sarı, kahverengi, yüzü sivrilmiş, madagaskar'da yaşayan, böcekçillerin en büyüğü. Tanrek.

Ten commandments : On emir. On buyruk. Tanrının, musa peygambere gönderdiği söylenen ve yahudilerce uyulması gereken on buyruğa verilen ad. Onbuyruk.

Ten feet : Üç metre (yaklaşık). On foot.

Ten feet tall : Boyu bir karış uzamış gibi.

Ten fingers : On parmak.

Ten gallon hat : Kovboy şapkası.

Ten times : On katı. 10 katı.

Ten million : On milyon.

Ten plagues of egypt : Mısır'ın on felaketi. Hz. musa tarafından mısır üzerine indirilen felaketler (incil'de).

Ten spot : Onluk. Onlu.

İngilizce Tenrecs Türkçe anlamı, Tenrecs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tenrecs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

 

Skeletal muscle : Çizgili kas. Kemiği hareket ettirmek için kemiğin iki ucuna bağlı olan kas. İstemli, çizgili kas. İskelet kası. İskelet kas.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı.

Insectivore : Böceklerle beslenen canlılar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böcek yiyen canlı. Böcek yiyen hayvan. Böcekçil hayvan. İnsektivor. Böcekçil canlı. Böcekçil. Böcek yiyerek beslenen hayvanlar ya da bazı böcek yiyen bitkiler. Böcekyiyen.

Tenrecs synonyms : teres minor, teres muscle, family tenrecidae, tendrac, tailless tenrec, teres minor muscle, teres major muscle, musculus teres major, tenrec ecaudatus, teres major, musculus teres minor, tenrecidae, abductor muscle, striated muscle, abo blood groups system, aardwolf, abambulacral area, abramis zone, a site, abacus bodies, aardvarks, shoulder.