Tensible türkçesi Tensible nedir

  • Gerilebilir.

Tensible ingilizcede ne demek, Tensible nerede nasıl kullanılır?

Distensible : Gerilebilir. Şişirilebilir.

Extensible : Daha uzun olması için çekilebilir. Açılabilir. Uzatılır. Uzanabilir. Genişletilebilir. Uzatılabilir. Uzayabilir. Gerdirilebilir.

Extensible markup language : Genişletilebilir işaretleme dili. Genişletilebilir biçimlendirme dili. Xml. Html belgeleri yaratmak ve tasarlamak için sgml standardının en basit versiyonu (internet sitelerinde kullanmak için uygundur).

Inextensible : Uzatılmaz.

Ostensible : Gösterilebilir. Sözde. Göstermelik. Gerçek olmayan. Göze batan. Göze çarpan. Görünüşteki. Görünen. Zahiri. Görünürdeki.

Tensile : Sündürülebilir. Gerginlik. Gerilebilir. Gerilir. Çekmeye dayanır. Gerilme. Gerilip uzayabilir. Germe. Uygulanan bir güce karşı güç yönünde gösterilen direnç.

Extensibility : Genişleme yeteneği. Uzatılabilirlik. Uzayabilirlik. Uzanabilirlik. Genişletilebilirlik. Uzatılır olma niteliği. Uzayabilme. Uzama kabiliyeti. Genişleyebilirlik.

Ostensibilities : Gerçekmiş gibi görünme. Görünürde olma niteliği. Görünürde olma durumu.

Tensile force : Germe kuvveti. Çekme kuvveti. Gerilme kuvveti. Gerdirme kuvveti.

Tensibility : Tansibilite. Gerilebilirlik.

İngilizce Tensible Türkçe anlamı, Tensible eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tensible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Healthy : Önemli. Sağlığa yarar. Sağlığa yararlı. Sıhhatli. Demir gibi. Sağlam. Esen. Sağlıklı. Kuvvetli. Yararlı.

Workable : Elverişli. İşletilebilir (maden veya iş yeri vb). İşe yarar. Biçim verilir. Elle şekillendirilebilir. Çalışır. Uygulanabilir. Pratik. Çalıştırılır. İşletilir.

Level headed : Dengeli. Akılcı. Aklı başında. Kendi halinde. Mantıklı düşünen. Mantıklı. Sakin. Sağgörülü.

Levelheaded : Sağgörülü. Makul. İtidal sahibi. Sakin. Mantıklı. Dengeli. Anlayışlı. Soğukkanlı. Aklı başında.

Tensile : Sündürülebilir. Gerilir. Gerilip uzayabilir. Çekmeye dayanır. Germe. Uygulanan bir güce karşı güç yönünde gösterilen direnç. Çekme. Gerginlik.

Sound : Yoklamak (düşünce veya fikir). Sapasağlam. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Yerinde. Yasal. Muayene etmek. Geçerli. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Ses vermek. Derine dalmak (balina).

Valid : Cari. Sağlam temele oturtulmuş. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Muteber. Yürürlükte. Haklı. Geçerli. Makul. Mantıklı. Kanuni.

Just : Tam anlamıyla. Sade. Sadece. Zar zor. Güç bela. Kıl payı. Gücü gücüne. Henüz. Doğruluk. Tastamam.

Distensible : Şişirilebilir.

Logical : Mantıki. Tutarlı. Mantıklı (kimse). Lojik. Mantığa uygun. Mantıksal. Mantıklı. Makul. Uygun.

Tensible synonyms : commonsensible, possible, reasonableness, viable, executable, rational, stretchable, reasonable, tenable, well founded, fair, commonsense, commonsensical, practicable, intelligent.

 

Tensible zıt anlamlı kelimeler, Tensible kelime anlamı

Irrational : Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey. Usa aykırı. Akıldışı. Yersiz. İrrasyonel. Nedensiz. Kaçık. Oransız. İrrasyonel sayı.

Unreasonable : Fahiş. Makul olmayan. Absürd. Mantıksız. Akılsız. Laf anlamaz. Saçma. Fahiş (fiyat). Aşırı. Anlamsız.

Unfair : Yanlı. Vicdansız. Hileli. Gayrikanuni. Kanunsuz. Adaletsiz. Haksız. İnsafsız. Adil olmayan. Taraflı.

Tensible antonyms : invalid, illogical, impossible.

Tensible ingilizce tanımı, definition of Tensible

Tensible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being extended or drawn out. Ductile. Tensible.