Tentation türkçesi Tentation nedir

  • Suça meyillenme.
  • Suça eğilim.

Tentation ingilizcede ne demek, Tentation nerede nasıl kullanılır?

Ostentation : Gösteriş. Çalım. Azamet. Alayiş. Caka. Şatafat. Hava. Gereksiz gösteriş.

Sustentation : Yaşatma. Nafaka. Sustantasyon. Besleme. Tutma. Maişet. Besin. Geçim. Geçindirme. Destekleme.

Ostentatious : Fiyakalı. Dikkat çekmek isteyen. Azametli. Cakalı. Şatafatlı. Gösterişli. Havalı. Gösteriş budalası. Dikkati çeken. Gösterişçi.

Ostentatiously : Gösterişli biçimde. Gösterişli bir biçimde. Süslü bir şekilde. Göz alıcı bir biçimde. Cafcaflı bir şekilde. Havalı bir şekilde. Şatafatlı biçimde.

Unostentatious : Gösterişsiz. Dikkati çekmeyen.

Tentative plan : Taslak plan.

Tentacle : Tentakül. Ercik sapı. Tentaküz. İnce kıl. Dokunaç.

Tentatively : Çekinerek. Deneme olarak. Tereddütle. Geçici olarak.

Tentacled : Dokunaçlı. Dokunaca benzer.

Potentates : Nüfuzlu kimse. Mutlak hükümdar. Büyük yetki sahibi. Otorite. Hükümdar. Kral.

İngilizce Tentation Türkçe anlamı, Tentation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tentation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Odour : Koku. İz. İzlenim. Saygınlık. Şöhret. İtibar.

Masking : Maske takmak. Örtme. Maskelemek. Maskeleme. Gizlemek. Kamufle etmek.

 

Smell : Koku almak. -in kokusunu almak. -in kokusundan (bir şeyi) anlamak. Koklamak. Koku. Kokusunu almak. Hissetmek. Sezmek. Pis kokmak. Koku vermek.

Auditory sensation : İşitsel hassasiyet.

Visual sensation : Görme. Görme duyusu. Görülebilir uyarıcıyı algılama. Görülebilir uyarıcıyı algılama sonucundaki tecrübe. Görüş duyusu. Görüş.

Perception : Biyoloji, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Basiret. Duyuş. Sezgi. İdrak yeteneği. Dış dünyanın duyusal etkilemelerinin bilinçte uyardığı izlenimler; söz konusu etkilemeler akımmıknatıssal dalgalar ve ses dalgaları aracılığıyla olur. Nesnel dünyanın başta görme örgeni olmak üzere insanın duyu örgenlerini etkilemesi ve böylece nesnelerin bilinçte yansıması. Anlama. Seziş. Algı.

Taste perception : Tad alma.

Provisional : Geçici. Koşullu. Şimdilik geçerli olan. İhzari. Muvakkat. Hazırlık niteliğinde. İğreti. Kesin olmayan. Nihai olmayan. Çatma.

Synaesthesia : Uyaranla ilintisiz algılama. Sinestezi. Birleşik duyum. Renkli işitme. Sineztezi. Birleşik his. Ses anlamlama simgeciliği. Duyum ikiliği.

Sound : Söylemek. Oturaklı. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Yasal. Etki bırakmak. Sağlıklı. Ses. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Sağlam. Sert.

Tentation synonyms : sense experience, sense datum, taste sensation, provisionary, olfactory perception, gustatory perception, limen, olfactory sensation, gustatory sensation, synesthesia, conditional, threshold, sense impression, esthesis, probationary, vision, odor, aesthesis, taste.

 

Tentation zıt anlamlı kelimeler, Tentation kelime anlamı

Unconditional : İtirazsız. Kesin. Koşulsuz. Kayıtsız. Koşula bağlı olmayan. Kayıtsız şartsız. Mutlak. Şarta bağlı olmayan. Şartsız.

Tentation antonyms : convergent thinking, divergent thinking.

Tentation ingilizce tanımı, definition of Tentation

Tentation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Temptation. Trial.