Visual sensation türkçesi Visual sensation nedir

  • Görüş duyusu.
  • Görme duyusu.
  • Görüş.
  • Görme.
  • Görülebilir uyarıcıyı algılama sonucundaki tecrübe.
  • Görülebilir uyarıcıyı algılama.

Visual sensation ingilizcede ne demek, Visual sensation nerede nasıl kullanılır?

Visual : Görme işlemi ile ilgili. Bilgisayar, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taslak. Görüş. Göz yoluyla ya da görerek algılanan. Görme. Görsel. Görülebilir. Kroki. Optik.

Sensation : Duyma. Heyecan. Algı. Bir kimsenin, yalınç bir uyaranın sinir hücrelerinde oluşturduğu itmeyi duyması. bir duyusal sinirle beyne ulaşan uyaran. Merak. Heyecan yaratan olay. Seziş. Duyu. Heyecan verici şey. Duyusal bir izlenimin zihinsel içeriğinden soyutlanan ve çözümleyici olarak indirgenemeyen kavram.

Visual acuity : Görüş keskinliği. Görme keskinliği. Net görme. Nitel olarak birbirine çok yakın gibi görünen iki nesneyi ayrı algılayabilme yeteneği. nicel olarak birbirine çok yakın gibi görünen iki nesneyi (iki nokta ya da iki çizgi) gözün ayrı algılayabildiği en ufak açının dakika türünden değerinin tersi.

Visual agnosia : Görsel agnozi. Görsel tanımazlık. Vizüel agnozi.

Visual aids : Görsel yardımlar. Göze ve kulağa hitap eden eğitim araçları. Görsel eğitim araçları. Eğitsel filmler. Görsel araçlar. Görsel yardımcılar. Görsel gereçler. Görme duygusuna hitap eden cihazlar.

 

Visual angle : Optik açı. Açı uzaklığı. Görüş açısı. Görme açısı.

İngilizce Visual sensation Türkçe anlamı, Visual sensation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visual sensation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sight : Düşünce. Manzara. Görünüm. Görüş alanı. Nişan almak. Görme gücü. Görme yeteneği. Nişangah. Bakmak. Görünüş.

Eyesights : Görme gücü. Görüş uzaklığı. Görme yeteneği.

Visions : Önsezi. Vizyon. İleriyi görme. Görülmeye değer şey. Görme gücü. Güzel kimse. Kuruntu. Hayal gücü.

Seeing : Mademki. Madem.

Sensory vision : Görsel yardım almaksızın görme. Gözleri ile bakma.

Optical : Gözle veya ışık vasıtasıyla işleyen. Optikle ilgili. Işıkbilimsel. Görme ile ilgili. Görsel. Işıksal. Göz. Görüş ile ilgili.

Aspect : Yön. Bakı. Görünüş. Açı oluşturmak. Maruziyet. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Açı. Cephesi. Tek yanı. Baktığı yön.

Vision : Düş. Geniş görüş. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yaratıcılık. Görülmeye değer şey. Tasavvur. İleriyi görme. Vizyon.

Sighting : Göz teması. Görünme. Görülme. Nişan alma. Tevcih. Nişan. Gözlem.

Visual sensation synonyms : sense of sight, assess, common ground, viewing, apprehensions, cases, eyesight, visioned, aspects, concept, arguments, concepts, seeings, attitude, conception, optic, avis, case, espials, argument, contention, espial, apprehension, visual, viewings.