Eyesights türkçesi Eyesights nedir

  • Görüş uzaklığı.
  • Görme duyusu.
  • Görüş.
  • Görme gücü.
  • Görme yeteneği.

Eyesights ingilizcede ne demek, Eyesights nerede nasıl kullanılır?

Acute eyesight : Net ve hassas görme yeteneği. Keskin görüş.

Has a keen eyesight : Gözlük yardımı olmadan uzağı görmesi mümkün. Keskin görüşlü.

Keen eyesight : Gözü keskin. İyi görme yeteneği. Mükemmel görme gücü. Keskin görüş.

Eyesight : Görme duyusu. Görme gücü. Görüş. Görme yeteneği. Görüş uzaklığı.

İngilizce Eyesights Türkçe anlamı, Eyesights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyesights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensory vision : Gözleri ile bakma. Görsel yardım almaksızın görme.

Cases : Kanıt. Tuhaf tip. Delil. Valiz. Kılıf. Hukuksal olay. Davalar. Neden. Çanta.

Assess : Hesaplamak. Talep etmek (bir miktar para). Değerlendirme yapmak. Yargı. Değerini biçmek. Değer biçmek. Değerini bilmek. İncelemek. Para cezası vermek.

Argument : Düşünme. Argüman. Tartışma. İşlenen konu. Münakaşa. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir tiyatro yapıtının baş tarafına yazılan oyun özeti bk. baş özet; inandırıcı söz, sahne. Konu. Delil. Anlaşmazlık.

Visibilities : Görüş netliği. Görünürlük. Görüş sahası. Görünebilme. Görüş mesafesi. Görme imkanı. Görüş netliği (derecesi). Görünebilirlik.

 

Case : Kasa. Hasta. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Ciltlemek. Mahfaza. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Sandık. Olay. Kovan.

Conception : Kavrama. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavram. Düşünce. Gebe kalma. Kavrayış. Başlangıç. Anlayış. Algılanma biçimi. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın.

 

Seeing : Görme. Madem. Mademki.

Eyesights synonyms : visual modality, sense of sight, sighting distance, visual sense, common ground, eyesight, sight, vision, visions, eye, apprehensions, attitude, sightedness, eye sight, concepts, arguments, apprehension, avis, visibility, contention, concept, sight distance, visual sensation, aspect, aspects.