Terminal station türkçesi Terminal station nedir

Terminal station ingilizcede ne demek, Terminal station nerede nasıl kullanılır?

Terminal : birim. Dönem sonuna ait. Nihayet. Öldürücü. Bağlantı ucu. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Terminal. Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Ölen.

Station : Mevki. Vaziyet. Görevlendirmek. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Atletizm, bilişim, jeoloji alanlarında kullanılır. Terminal. Toplumsal konum. Çıkış bölmesi. Durak. Bir bilişim ağında, aralarında veri iletişimi yapılabilen uçlarla donatılmış konumlardan her biri.

Terminal area : Terminal sahası. Uç alan. Terminal alanı.

Terminal arteries : Terminal arterler. Arterlerin son kolları olan kılcal damarları oluşturmadan önceki arteryel pleksusler. terminal arterler böbrek, dalak ve beyinde görüldüğü gibi doğrudan kılcal damarlara açılırlar.

Terminal arteriole : Terminal arteriyol.

Terminal bar : Örtü veya salgı epitel hücrelerinin komşu hücrelerin apikal kısımlarında ışık mikroskobunda koyu bir çizgi halinde gözlenen, elektron mikroskobunda ise bu yapıların zonula okludens, zonula aderens ve makula aderensleri içeren bağlayıcı komplekslerin yapmış olduğu oluşum. Terminal bar.

 

İngilizce Terminal station Türkçe anlamı, Terminal station eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminal station ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terminus : Limit. Gar. Başlangıç istasyonu. Son durak. Hedef. Sınır. Erek. Gaye. Son.

Last station : Son durak. Son mola yeri.

Terminuses : Son. Son durak. Amaç. Limit. Uç. Gar. Gaye. Başlangıç istasyonu. Sınır.

All change : Buraya kadar (tren).

Termini : Dönem (latince). Son.

Terminal : Bağlantı uçları. Öldürücü. Sonek. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası. Otobüs terminalı. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Dönem sonuna ait. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Duralga. Son hece.

Receive only : Sadece alış. Salt alıcı uçbirim. Salt alır. Salt alıcı.

Terminals : Sonek. Kablo bağlantı fişi. Son hece. Gar. Terminaller. Kutup (elektronik terimi). Son durak. Uç. Son.

Station : Kanal. Merkez. İstasyon. Atletizm, bilişim, jeoloji alanlarında kullanılır. Rütbe. Yerleşme. Görevlendirmek. Toplumsal konum. Çıkış bölmesi.