Terminus türkçesi Terminus nedir

Terminus ingilizcede ne demek, Terminus nerede nasıl kullanılır?

Terminus ad quem : Final noktası. Zamandaki en son nokta. (latince) son. Hedef. Bitiş veya bitim tarihi. -'un sonu. Son nokta. Varış yeri. Bitiş noktası. Amaç ya da bitiş noktası.

Primary terminus : Primer sonu. Monomerik alt ünitelerin eklendiği primerin sonlandırılması.

Railway terminus : Gar. Demiryolu son istasyonu.

Terminuses : Uç. Limit. Amaç. Dönem (latince). Terminal. Gar. Son istasyon. Gaye. Sınır. Başlangıç istasyonu.

Terminability : Bitirilebilirlik. Sınırlandırılabilirlik. Limitlendirilebilirlik. Kısıtlanabilirlik. Sonlanabilirlik.

Terminal : Son. Son durak. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası. Duralga. Uç. Kutup. Ölen. Terminal. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Otobüs terminalı.

Terminal box : Kofra. Bağlantı ucu kutusu. Kofre. Bağlantı kutusu. Koridor lambası kutusu. Kofta. Terminal kutusu. Klemens kutusu. Uç bağlantı kutusu.

Terminable : Vadesi bitebilir. Sona erebilir. Vadesi sınırlandırılabilir. Sınırlanabilir. Sınırlanabilır. Vadesi belirlenir. Bitebilir. Vadesi belirlenebilir.

Terminal basin : Buzulun ucunda, buzul aşındırmasıyle oluşmuş basıklık. Uç tekne. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Alın buzultaşı setlerinin iç yanında yer alan çukurluk.

 

Terminal bronchioles : Terminal bronşçuklar. Her akciğer lopçuğunda 50-80 kadar bulunan ve her biri 2-3 solunum bronşçukları halinde devam eden, ikincil bronşçukların daha ince dallara ayrılarak meydana getirdiği ince kollar.

İngilizce Terminus Türkçe anlamı, Terminus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intention : Maksat. Kasıt. Tasarı. Niyet. Güdem. Bir gözlem ya da ölçümde varılmak istenen bilgi ya da bir araştırma sürecinde güdülen amaç. Kuvve. Murat.

Copy to : Kopyalanacak yer. Hedef disket. Kopyalanacak hedef. Dosyaya kopyala. Kopyala. Kopyalama yeri. Öğesini kopyala.

Borderland : Sınır bölgesi.

Cutoffs : Musluğu kapatma. Kesme. Kayıtların kesimi. Kesiliş. Durdurma noktası. Kestirme yol. İnkıta. Sona erme tarihi. Şalter.

Depots : Emanetçi. Kırkambar. Durak. Alay komutanlığı. Karargah. Depo. Birikim. Esir toplama yeri. İkmal deposu.

Terminal station : Terminus garı. Son istasyon. Hatbaşı garı.

Breakup : Bozuşma. Çöküş. Ayrılma. Çözülüm. Dağılma. Bozulma. Sona erme. Parçalanma. Kırılma.

Bus terminal : Şehirlerarası otobüs terminali. Otobüs terminali. Uzakyol genbinit duralgası. Otogar. Kentler arasında gidip gelen yolcu genbinitlerinin yolcu indirip bindirmesi, geçici sürelerle durması için kentin elverişli yerlerinde yapılmış, özel durma bölümleri, işevleri, bekleme odaları ve ortak yararlanmaya açık işgörü yerleri bulunan büyük yapı ve kolaylıklar. Garaj.

 

Cusp : Doruk. Sivri uç. Sivri uçlu. Sivri çıkıntı. Zirve. Kıyı çıkıntısı. Dönüm noktası. Birleşme noktası. Dilim.

Terminus synonyms : terminal figure, airport terminal, last stop, bus station, barbing, goals, border line, endpiece, conclusory, bounds, conclusive, afterbirth, border, acros, bourne, conclusion, borderlands, termini, intents, borderlines, transportation system, air terminal, subway station, cutoff, cock shy, terminuses, concluding, station house, ideal, cathode, aftermaths, ending, bournes.

Terminus zıt anlamlı kelimeler, Terminus kelime anlamı

Anode : Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup. Üst-üşek. Anod. Pozitif kutup. Artı uç +. Anot. Artı uç. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Terminus ingilizce tanımı, definition of Terminus

Terminus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A border. A limit. Literally, a boundary.