Termo nedir, Termo ne demek

Termo; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Isı anlamını veren ön ek.

Termo ile ilgili Cümleler

  • Lütfen bu termometreyi kolunun altına koy.
  • Lütfen bu termometreyi dilinin altına koy.
  • Ali ağzına bir termometre koydu.
  • Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.
  • Hemşire termometre ile onun ateşini ölçtü.
  • Termosum çalındı.
  • Termometre sıfırın altına düştü.
  • Termometre 10 C'yi gösteriyor.
  • Ali termometreyi ağzına koydu.
  • Termometre neredeyse en iyi arkadaşım.
  • Termometre o sırada 30'u gösteriyordu.
  • İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.
  • Ali termometreyi duvara koydu.

Termo kısaca anlamı, tanımı

Term : Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi

Kimyasal termodinamik : Bir kimyasal sistemin çeşitli enerji şekilleri arasındaki bağıntıları inceleyen bilim dalı.

Termo nötral kuşak : Konfor zonu.

Termobiyoloji : Termal enerjinin her türlü canlı organizma ve biyolojik molekül üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.

Termoçift : Sıcaklık farkı yaratmak için uçları biribirine lehimlenmiş iki farklı metal telden meydana gelmiş, oluşan e.m.k. in büyüklüğünün sıcaklık farkı ile orantılı olduğu sıcaklık ölçen bir alet.

 

Termodinamiğin birinci yasası : Yalıtlmış bir sistemin toplam enerjisinin sabit olduğunu belirten yani u = q + w şeklinde ifade edilen enerjinin korunumu yasası. Herhangi bir fiziksel veya kimyasal değişiklikte enerjinin biçiminin değişebilmesine karşın, evrenin toplam enerjisinin sabit kalması yani enerjinin korunması ilkesi.

Termodinamiğin ikinci yasası : Kendiliğinden olan değişimlerde sistem ve çevrenin toplam entropisinin arttığını, S ile gösterilen entropinin, bir hal fonksiyonu olduğunu, tersinir bir olayda evrenin entropisinin sabit kaldığını ve tersinmez bir olayda evrenin entropisinin arttığını belirten yasa. Herhangi bir fiziksel veya kimyasal olayda yararlı enerjinin tesadüfen, düzensiz ve geriye dönüşümsüz olarak dağılması yani evrenin entropisinin artma eğiliminde olması.

Termodinamiğin üçüncü yasası : Element ve bileşiklerin saf ve hatasız kristallerinin mutlak sıfırdaki mutlak entropilerinin sıfır olduğunu belirten yasa.

Termodinamik bağışıklık : Metal potansiyelinin yeterince eksi yapılarak çözeltideki metal yükünleri etkinliklerinin belli bir değeri aşmasının engellenmiş olması.

Termodinamik denge sabiti : Bütün tepkimeye girenlerin ve ürünlerin aktiflikler cinsinden ifade edildiği, aktiflik yerine, seyreltik çözeltilerde molarite, ideal gazlarda atmosfer cinsinden kısmi basınç alınarak ve saf katı ve sıvıların aktiflikleri 1 kabül edilerek hesaplanan denge sabiti.

Termodinamik potansiyel : Akım geçmeyen bir elektrokimyasal hücrenin potansiyeli.

Termodurik : Isıya dayanıklı olan.

 

Termoelektrik akım : İki farklı metal telin biribirine lehimli ucunun ısıtılması ile meydana gelen sıcaklık farkından oluşan e.m.k. den kaynaklanan yani termoçiftlerde üretilen, elektrik akımı.

Termoelektriklik : Isı etkisiyle elektrik oluşması.

Termofil : Bazı bakteriler gibi 40 °C'nin üzerinde yaşayabilen. Yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Sıcak seven.

Termofil mikroorganizma : En iyi üreme sıcaklık dereceleri 55 oC veya daha yukarı olan mikroorganizmalar, termofilik.

Termofilik : Sıcak seven. Termofil mikroorganizma.

Termofilik anaerobik bozulma : Termofilik bir mikroorganizma olan Clostridium thermosacchareolyticum’un konserve gıdalarda anaerobik olarak oluşturduğu bozulma biçimi.

Termofilik kampilobakterler : İdeal üreme ısısı 42-43 C olan Campylobacter türleri (C. jejuni, C. coli ve C. lari).

Termofob : Nispetendüşük ısılarda yaşayabilen.

Termofobik : Nispeten düşük sıcaklılarda yaşayan.

Termografi : Derinin çeşitli bölgelerindeki ısı farklarının görüntüye dönüştürülerek patolojik değişimlerin tanısında kullanılması.

Termogravimetri : Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.

Termogravimetrik analiz : Artan sıcaklığın bir fonksiyonu olarak bir sistem veya bileşiğin kütlesinin değişiminin ölçülmesi ile yapılan kimyasal analiz.

Termojenezis : Organizmaların ısı oluşumu.

Termojenin : Kahverengi yağ dokusunda mitokondrionların iç zarında bulunan ve proton kanalı oluşturarak eşleşmeyi engelleyen bir peptit.

Termokapıl : İki farklı metal alaşımın uçlarının birleştirilmesiyle elde dilen ve çoğunlukla -200º C ile +850º C arasında sıcaklığa sahip bir ortamın sıcaklık değerini ölçmekte kullanılan cihaz.

Termokimyasal denklem : Yazıldığı biçimi ile hem kimyasal tepkimeyi hem de tepkime entalpilerini veren ifade.

Termoklin : Yazın denizlerde ve göllerde derinliğe bağlı olarak hızla değişen ısıya sahip su tabakası. Metalimnion.

Termokupl : İki farklı metal alaşımın uçlarının kaynaklanmasıyla elde edilen ve çoğunlukla - 200 oC ile + 850 oC arasında sıcaklığa sahip bir ortamın sıcaklık değerini ölçmekte kullanılan cihaz, ısıl çift.

Termolabil : Sıcaklık aracılığıyla tahrip olan veya fiziksel, kimyasal, biyolojik olarak değişen maddeler.

Termolizis : Vücutta ısı kaybı.

Termometri : Sistem, madde ve olayların sıcaklıklarını ölçme yöntemleri. Vücut sıcaklığını ölçme yöntemi ve bilgisi.

Termometrik : Termometreye ait, termometrikal.

Termometrik madde : Sıcaklık ölçülmesi için kullanılan basınç, hacim, direnç, elektromotor kuvveti ve benzerleri gibi özellikleri sıcaklıkla değişen maddeler.

Termometrikal : Termometrik.

Termonasti : Tohumun sıcaklık tesiriyle çimlenmesi gibi sıcaklığın neden olduğu uyarı ile organizmanın aktifleşmesi.

Termonörozis : Sinir menşeli vücut sıcaklığının yükselmesi.

Termonükleaz test : Staphylococcus aureus’un identifikasyonunda, termonükleaz enzimini belirlemek amacıyla yapılan test.

Termonükleer patlama : Kontrolsüz çekirdek füzyonu sonucu oluşan patlama.

Termonükleer tepkime : Çok yüksek sıcaklıklarda ancak plazma içinde gerçekleşebilen hidrojenin izotopları olan döteryum ve tridyumun çok yüksek sıcaklıklarda (5x107 °C) helyum gazı oluşturmaları gibi füzyon tepkimeleri.

Termopil : Çok sayıda termoçiftin ardarda bağlanması ile oluşan ısı enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Küçük hararet değişikliklerini ölçen cihaz.

Termoplast : Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi.

Termoplastik : Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.

Termopleji : Sıcaklık veya güneş çarpması.

Termoplipnö : Ateş nedeniyle hızlı nefes alma.

Termoregülasyon : Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.

Termoset : Isıtıldığında tersinmez kimyasal değişme başlayana kadar yumuşamadan kalan, fenolik, polyester, epoksi plastikler ve kil gibi ısıtma ile oluşan çapraz bağlanmaların maddenin yapısında değişime sebep olan maddeler.

Termosilin : Isıya dayanıklı bakteriyel bir proteaz.

Termostabil : Isıya dayanıklı.

Termotaksi : Isı ile uyarılmaya cevap olarak hareket.

Termoterapi : Isı tedavisi. Yaraların tedavisinde ısı, alev, sıcaklık ve dağlama yapılması.

Termotoksin : Vücutta sıcaklıktan doğan toksik madde.

Termotolerant : Sıcaklık değişimlerine uyum gösterebilen.

Termodinamik : Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.

Termoelektrik : Isı enerjisi ile elektrik enerjisi arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.

Termoelektrik çifti : Isı enerjisini doğrudan doğruya elektrik enerjisine dönüştürebilen iki metalden oluşan pil, termoelektrik pil.

Termoelektrik maşa : Çok küçük nesnelerin sıcaklığını ölçmekte kullanılan, seri olarak bağlı iki elemandan oluşan maşa.

Termoelektrik pil : Termoelektrik çifti.

Termofor : Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su veya kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap.

Termograf : Sıcaklıkyayar.

Termokimya : Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı.

Termometre : Sıcaklıkölçer.

Termonükleer : Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime).

Termos : Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.

Termosfer : Isı yuvarı.

Termosifon : Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç.

Termostat : Isıdenetir.

Diğer dillerde Termo anlamı nedir?

İngilizce'de Termo ne demek ? : thermo-